- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Kapitalizmin Ateşiyle Yanıp Kavrulan ve Pislikler Tarafından Yönetilen Dünyanın İslam'dan Başka Kurtarıcısı Yoktur
Haber:
ABD Adalet Bakanlığı, geçen Kasım ayında Başkan Trump tarafından imzalanan “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında, cinsel suçlardan mahkum edilen Amerikalı iş adamı Jeffrey Epstein'ın davasıyla ilgili üç milyondan fazla sayfalık dosyayı yayınladı.Bakanlığa göre, üç milyon sayfa, 180.000 görsel ve iki bin video yayınlandı.Bu belgeler, Amerikan milyarder Elon Musk ve kardeşi, Microsoft'un kurucusu Bill Gates, ABD Başkanı Trump ve diğerleri de dahil olmak üzere, siyaset, ekonomi, teknoloji alanlarındaki önde gelen isimler, iş insanları ve dünya çapındaki ünlüler hakkında şok edici ayrıntıları ortaya çıkarmıştır.
Yorum:
Epstein'in adasıyla ilgili ortaya çıkan tanıklıklar, bilgiler, resimler ve videolar ile adanın kurbanlarına karşı işlenen kirli, ahlaksız ve vahşi eylemler -ki belgelerin ortaya koyduğu üzere kurbanlar arasında erkek ve kız çocukları da bulunuyor-, insanın tüylerini diken diken ediyor, ruhunu sarsıyor veakıl bu kadar büyük bir suç ve sapkınlığı kavramakta zorlanıyor.Eğer yayınlanmasına izin verilen buysa, gizli kalanlar nasıldır acaba?!
Bu belgeler, yönetimde, siyasette, ekonomide, girişimcilikte, teknoloji dünyasında elit olarak sınıflandırılan kişilerin isimlerini, hatta fizikçi Stephen Hawking gibi bilim insanlarının isimlerini de ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla onlar, insanlığın pislikleri ve fıtraten sapkın karakterli kişilerdir; ancak bu, onların yaptıklarının bireysel bir mesele olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla meseleyi, bu kişilerin karıştığı ahlaki skandallara indirgemek ve sapkınların sızdırdığı bilgilere sınırlamak doğru değildir.Zira mesele, sapkın bireylerin krizi değil, aksine bir ideoloji ve yozlaşmış ve yozlaştıran bir medeniyetin krizidir. Dini hayattan ayıran, insanı yasa koyucu yapan, yeryüzünde fesadı yayan, maddi değerleri üstün gören, her şeyi kar elde etmek amacıyla alınıp satılabilir ve ticareti yapılabilir hale getiren, hatta insanların bile kendilerinin ve namuslarının ticareti yapılır hale getiren, mutluluğun en büyük fiziksel zevklere ulaşılmasıyla elde edileceğini söyleyen, bireylere hiçbir kontrol veya kısıtlama olmaksızın içgüdülerini tatmin etme ve yasak ilişkiler kurma özgürlüğü veren ve bunun da onları fıtrata aykırı davranma ve sapkınlığı ve ahlaksızlığı yasalaştırma noktasına kadar ulaştıran kapitalist ideolojiye dayanan bir medeniyetin krizidir.
Artık gün geçtikçe maskeler düşmekte ve Batı ülkeleri ile kurumlarının başımızı patlattığı insan hakları, kadın hakları ve çocuk hakları sloganlarının sahteliği ortaya çıkmaktadır; nitekim gerçekler ve olaylar, bu sloganların sahteliğini ve bu sloganları atanların aldatmacasını kanıtlamıştır; dolayısıyla bu sloganlar, acıktıklarında yedikleri ve Müslümanların çocuklarını yoldan çıkarmak ve İslam'a ve hükümlerine karşı savaşmak istediklerinde ise ipleriyle oynadıkları hurmadan yapılmış puttan başka bir şey değildir. Aksi takdirde Gazze'deki vahşi imha savaşı karşısında bu iddia edilen haklar, özgürlükler ve insanlık neredeydi?! Dahası Epstein Adası davasında ve oradaki çocukların ve küçüklerin maruz kaldığı şeylerde bunlar neredeydi?!
Bugün Batı uygarlığının ve onun kokuşmuş ifrazatlarının ateşiyle yanıp kavrulan ve insanlığın pislikleri ve yozlaştırıcıları tarafından yönetilen dünyanın, İslam'dan başka kurtarıcısı yoktur; zira İslam, Latif ve Habir olan Allah’ın katından geldiği gibi Allah İslam’ı, alemlere rahmet olarak Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e göndermiştir. Bu yüzden İslam, sadece Müslümanları değil, tüm insanlığı, bu medeniyetin ve onun kapitalist ideolojisinin gölgesindeki zorluk ve sıkıntıdan kurtaracaktır. Bu nedenle Müslümanların, üzerlerindeki zayıflık tozlarını silkeleyip Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafeti kurarak yeryüzünde Allah Subhanehu’nun şeriatını tatbik etmek için adımlarını hızlandırmaları gerekir; çünkü bütün dünya İslam'ın adaletini ve merhametini ve onun gölgesi altındaki onurlu bir yaşamı beklemektedir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Beraa Munasıra



