- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti:
Tunus Topraklarında Yapılan ABD Askeri Tatbikatlarına Karşı Bir Yürüyüş!
17 Nisan 2026 Cuma günü, Cuma namazının ardından, Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti tarafından düzenlenen bir yürüyüş, başkent Tunus’taki El-Feth Camii önünden şu slogan altında başladı:
“Tunus Topraklarında ABD Askerî Manevraları Bir Suçtur”
Tunus halkından büyük bir kalabalığın katıldığı yürüyüş başlarken, Hizb-ut-Tahrir / Tunus Vilayeti’nden bir üye, topluluğa kısa bir konuşma yaparak bu gösterinin Tunus topraklarında gerçekleştirilen ABD askerî manevralarını kınamak ve reddetmek amacıyla düzenlendiğini açıkladı. Yürüyüşte pankartlar taşındı; ana pankartta yürüyüşün başlığı yer alırken, ikinci bir pankartta şu ifade yazılıydı: “Tunus’taki ABD Askerî Manevraları… Bu Aşağılanma Daha Ne Kadar Sürecek?!” NATO karşıtı küçük pankartlar da taşındı; ayrıca “Müslüman Topraklarında Amerikan Ordusuna Hayır” yazılı dövizler de vardı. Başkentin ana caddelerinden geçen yürüyüş boyunca katılımcılar şu sloganları attı: “Tunus, Tunus—Özgür, Özgür! NATO Defol!”; “Tunus, Tunus—Özgür, Özgür! Amerika Defol!”; “Tunus, Tunus—Özgür, Özgür! AFRICOM Defol!”; “Tunus Topraklarında Amerikan Savaş Gemilerine Hayır!”; “Tunus Topraklarında Haçlı Ordularına Hayır!”; “Ey Subaylar ve Genelkurmay: Amerika Terörün Başıdır!”; “Ey Subaylar ve Genelkurmay: Amerika Saldırganlığın Başıdır!” ve “La ilahe illallah… Amerika Allah’ın Düşmanıdır!”
Yürüyüş, Belediye Tiyatrosu önündeki Devrim Caddesi’nde bir mitingle sona erdi. Burada Hizb-ut-Tahrir / Tunus Vilayeti’nden bir üye bir konuşma yaptı. Konuşmasında şöyle dedi: “Tunus topraklarında gerçekleştirilen bu Amerikan askerî manevraları artık geçici bir olay ya da sınırlı teknik iş birliği olmaktan çıkmıştır. Aksine tekrar ve genişleme yoluyla Amerikan askerî varlığının fiilî bir normalleşmesine dönüşmüştür ve bu süreç 2025 yılında Tunus’un devasa African Lion tatbikatına ev sahipliği yapmasıyla zirveye ulaşacaktır! Tarih göstermektedir ki Amerikan orduları bir ülkeye girdiğinde, o ülkeyi bozar ve halkını aşağılar ve tam da burada yaptıkları budur. Irak ve Afganistan’daki suçları bunun en açık kanıtıdır ve Gazze halkına karşı soykırımda Yahudi varlığa sınırsız destekleri herkesçe bilinen bir gerçektir.
Peki tüm bunlardan sonra bize ne merhamet gösteren ne de herhangi bir ahde saygı duyan acımasız bir düşmanın ‘Yeşil Toprak’ olan, mücahitlerin diyarı olan topraklarımıza ayak basmasına nasıl izin verebiliriz? Zira Allah (cc) buyurur: ‘Allah, kâfirlere müminler üzerinde asla bir hâkimiyet yolu vermez.’
Bugün bu toprakların halkının görevi ve her şeyden önce güç ve kuvvet sahibi olanların görevi Batı’nın ellerini ülkelerimizden kesmektir. Bu ellerin başında ise ‘yılanın başı’ olan Amerika gelmektedir; o, İslam ve Müslümanların gerçek düşmanıdır. Bu hedef, bu askerî manevraları reddetmeden ve Beci Kaid Essebsi tarafından imzalanan askerî anlaşmaları iptal etmeden gerçekleştirilemez; zira bu anlaşmalar, bölge ve bağımsızlığı için tehlikeli sonuçlar doğuracak büyük bir kötülüktür.
Ayrıca güç, kudret ve itibara sahip bir devlet kurmak için çalışmalısınız, ümmetin akidesinden doğan medeniyet projesine dayanan bir devlet. Böyle bir devlet, otoriteyi ümmete, egemenliği ise ilahî hükümlere (Şeriat) verir; güçlü ordularla sömürgeci varlığı ortadan kaldırır, Müslüman toprakların dokunulmazlığını korur ve din düşmanlarını ve şeytanın vesveselerini zihinlerden uzaklaştırır. Böylece ülkenin onurunu korur, ümmetin güvenliğini ve bağımsızlığını temin eder.”
Bu, Hizb-ut Tahrir’in “Zeytin Diyarı”nda (Bilad ez-Zeytune) yaptığı çalışmadır; ümmetiyle ve güç sahipleriyle birlikte, Müslümanların toprakları üzerindeki hâkimiyetini sıkılaştırmak ve her türlü özgürleşme çabasını engellemek için gece gündüz çalışan sömürgeci kâfirin planlarını ve entrikalarını ortaya çıkarmaktadır. Amaç, bizi “Sykes-Picot kafesleri” içinde boyun eğmiş, itaatkâr ve aşağılanmış bir ümmet olarak tutmaktır. O, bu zincirler kırılana, Amerika’nın ve onunla iş birliği yapanların elleri kesilene ve Peygamberlik metodu üzere İkinci Raşidî Hilafet kurulana kadar samimi müminlerle birlikte çalışmaya devam eder liderimiz Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) müjdelediği o Hilafet:
"..ثم تكون خلافة على منهاج النبوة" “...Sonra nübüvvet metodu üzere bir Hilafet olacaktır.”
Cuma, 30 Şevval 1447 H - 17 Nisan 2026 M
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Temsilcisi

https://www.hizb-uttahrir.info/tr/index.php/dava-haberleri/tunus/25565.html#sigProIdbe2ce5d01d

İlgili Linkler:
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Resmi Websitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Resmi Sitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Facebook Sayfası



