Pazar, 09 Zilkâde 1447 | 2026/04/26
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Ülkenin Yıkımı İle Yolun Utancı Arasında: Küllerin Altında Müzakere!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Ülkenin Yıkımı İle Yolun Utancı Arasında: Küllerin Altında Müzakere!

 

Haber:

23/4/2026 akşamı Washington'da, Lübnan ve Yahudi varlığı heyetleri arasındaki ikinci müzakere için ikinci görüşme.

Yorum:

Yahudi savaş makinesinin, sivillerin başlarının üzerine lav yağdırmaya, onlarca binayı yıkmaya ve güney sınırındaki köy ve kasabaları yerle bir etmeye, güneyde ve Beka'da patlama sesleri her sesi bastırmaya devam ettiği bir zamanda karşımıza, cellat için mutlak taraf olmayı temsil eden ABD'nin gözetiminde Washington'da düzenlenen ikinci görüşmenin sahnesi çıkmaktadır.

Bombardımanlar ve suikastlar devam ederken otoritenin müzakerelere devam etmesi, Yahudilere uluslararası olarak öldürme izni vermek anlamına gelmektedir; zira dünya, Lübnan ile Yahudi varlığı heyetleri arasındaki müzakere masasını, tokalaşmaları ve gülümsemeleri görürken, gerçeklik ise köyleri silen patlamaları, akan kanları ve devam eden işgali görmektedir.

Öldürme diplomasisi her gün yüzlerce evi sakinlerinin başlarına yıkarken, çözümler diplomasisinden söz etmek nasıl doğru olabilir ki?!

Suçlu varlığın insana, ağaca ve taşa suikast düzenlediği bir anda, otoritenin utanç verici müzakere sapkınlığı devam etmektedir; bu ise, Allahu Teala’nın şu kavline aykırıdır: فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُوا إِلَى السَّلْمِ وَأَنْتُمُ الْأَعْلَوْنَ “Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın.” [Muhammed 35] Ayrıca bu, insanlar ve ülke için düşmanlara imkan vermektir; oysa Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً “Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermez.” [Nisa 141] Yine bu, özellikle Yahudiler İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisiyken, muhasebe edilmesi gereken en büyük ihanettir; oysa Allahu Teala şöyle buyurmuştur: لَتَجِدَنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذِينَ آمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذِينَ أَشْرَكُوا “İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve Allah’a ortak koşanları bulursun.” [Maide 82]

Yüzleşilmesi gereken üç nokta vardır:

1- Ateş altında müzakere: Yakıcı toprak politikası uygulamaktan bir an bile vazgeçmemiş bir düşmanla aynı masaya oturmak, güç şartlarının dayattığını zımnen kabul etmek ve kulislerin arkasında katliamlarını sürdürürken saldırgana, uluslararası imajını düzeltme fırsatı vermek anlamına gelmektedir.

2- Gerçek egemenliğin yokluğu: Bu nasıl bir müzakere ki ülkenin atmosferi ihlal edilirken ve köyleri haritadan silinirken hala yürütülmektedir? Halkı, çocuklarının vücut parçalarını toplarken uzlaşmaya doğru koşturan bir otorite, kendisini hakların kaybedilmesinin sessiz bir ortağı konumuna sokmaktadır.

3- Amerikan serabının tuzağı: Washington her zaman işgalin çıkarlarının mimarı ve koruyucusu olmuştur; o halde bir düşmandan, adil bir hakem olması beklenebilir mi? Müzakerelere katılan Trump'ın bize, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın üç hafta sonra asrın iğrenç suçlusu ile görüşeceği şeklindeki tiksindirici haberi ulaşmıştır!

Lübnan otoritesinin, suçlu işgalci varlıkla normalleşme yolunda adım adım ilerlediği ve kamuoyunu buna hazırladığı görülmektedir; eğer onu durdurmazsak, bizi dünyanın utancına ve Allah’ın gazabına sürükleyecektir.

Utanç verici müzakerelerin şerî alternatifi, Allah bizimle onun arasında hüküm verinceye ve onu ortadan kaldırıp tıpkı Rabbani komutan Selahaddin'in Haçlıların elinden kurtardığı gibi Kudüs'ü kurtarıncaya kadar bu varlıkla düşmanlık durumunu sürdürmektir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Dr. Şeyh Muhammed İbrahim - Lübnan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER