Salı, 27 Şevval 1447 | 2026/04/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Askeri Üsler, Sömürgecinin Üsluplarından Biridir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Askeri Üsler, Sömürgecinin Üsluplarından Biridir

 

Haber:

Amerika'nın savaş bakanı Körfez ülkelerine şunları söyledi: "Sizin için en iyisi kendinizi nasıl savunacağınızı öğrenmeye başlamanızdır; yalnızca paranızın olması yeterli değildir, aksine askeri teşkilatlara da sahip olmanız gerekir." (Çin-Arabic)

Yorum:

ABD’nin Savaş Bakanı, Körfez ülkelerinin topraklarında askeri üsleri bulunmasına ve imzalanan anlaşmalara göre onları korumakla yükümlü olmasına rağmen Körfez ülkelerini korumakla ilgilenmediğini belirtmiştir.

Bu açıklama, dünyaya yayılmış büyük devletlerin askerî üslerinin hakikatinin, bu üslerin tarih boyunca nasıl geliştiğinin ve kurulma hedeflerinin ne olduğunun üzerinde durmayı gerektirmektedir.

Eskiden odak noktası, doğrudan sınırları ve şehirleri korumak için hisarlar ve kaleler inşa etmekti ve bunlar, savaşlar sırasında ordular için geçici kamplar olarak kullanılırdı.

Daha sonra sömürgecilik döneminde, Avrupa güçleri, ticaret yollarını güvence altına almak ve savaş gemileri için kömür istasyonları sağlamak amacıyla sömürgelerinde denizaşırı üsler kurmuştur.

Soğuk savaş sırasında üsler, sömürgeler için alternatif yumuşak güç araçlarına dönüşmüştür; zira büyük güçler (Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği) nüfuzu dayatmak ve rakiplerini gözetlemek için geniş üs ağları kurmuştur.

Son aşamada, askeri üsler yapısal bir dönüşüm geçirmiş olup yerel bir savunma aracı olmaktan çıkıp küresel jeopolitikte belirleyici unsurlar haline gelmiştir; zira ABD, Arap Körfezi, Doğu Avrupa ve Doğu Asya (Japonya ve Güney Kore) gibi hayati bölgelerde üsler kurmaya odaklanmıştır.

Kongre Araştırma Servisi'nin Temmuz 2024'te yayınladığı bir rapora göre ABD ordusu, dünya genelinde 51 ülkede 128'den fazla askeri üsse sahip veya bunları kullanmakta olup bu üslere yıllık on milyarlarca Dolar bütçe ayrılmaktadır. (El Cezire Net, 2/10/2025)

Küresel olarak yayılmış olan ve yeni sömürgecilik olarak tanımlanan Amerikan askeri üslerinin stratejik hedefleri, jeopolitik hakimiyeti dayatmayı, enerji güvenliğini ve ekonomik çıkarları güvence altına almayı ve rakipleri (Rusya ve Çin) caydırmayı temsil etmektedir. Ayrıca bu üsler, hızlı müdahale ve casusluk merkezleri sağlamakta, hayati su yollarını kontrol etmekte ve Amerikan hava ve deniz üstünlüğünü pekiştirmektedir.

Aynı zamanda üslerin hedeflerinden biri de kendisine bağlı rejimleri korumak olduğu gibi Afrika’da Nijer, Mali ve Burkina Faso’da olduğu gibi ve Güney Amerika’da ise Brezilya, Bolivya ve Panama ve diğer yerlerde olduğu gibi askeri darbelere destek verdiği veya müdahale ettiği de söylenmektedir. (El-Rai, 19/5/2024)

Orta Doğu’da ABD askeri üsleri stratejik bir şekilde yayılmıştır; zira Katar’daki El-Udeyd Üssü ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki El-Dafra gibi sekiz ana üsse kadar ulaşan sabit üsler bulunmasının yanı sıra 11'den fazla ulaşılabilir lokasyon da bulunmaktadır.

Bölgedeki Amerikan askerlerinin sayısı yaklaşık 50 bine ulaşmış olup Körfez ülkeleri, Irak, Suriye ve Ürdün’de yoğun bir varlıkları mevcuttur. (El Cezire Net)

Bu askeri üsler, özellikle Arap Körfezi olmak üzere bölge halkına, Amerika ve Yahudilerin İran’a karşı savaşında gördüğümüz gibi onlar için hiçbir faydası olmadığı halde yıkım ve tahribattan başka bir şey getirmemiştir. Ancak bu ülkeler füze ve insansız hava araçlarının hedefi haline gelmiş, Amerikan üsleri onlara en ufak koruma bile sağlamamış, aksine Trump’dan hakaretten başka bir şey görmemişler ve savaş bakanının da koruma sağlama taahhüdünden vazgeçmesiyle karşılaşmışlardır.

Allahu Teala bizleri, onlarla dostluk kurma ve onlara meyletme konusunda uyarmış ve şöyle buyurmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِين “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” [Maide 51] Ayrıca Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizlerin, onlardan yardım almamızı yasaklamıştır; zira şöyle buyurmuştur: لَا تَسْتَضِيئُوا بِنَارِ الْمُشْرِكِينَ “Müşriklerin ateşiyle aydınlanmayın.”

Tüm Müslümanlar arasındaki medya mensuplarının, düşünürlerin, aydınların, iş adamlarının, özellikle bu ülke halkının ve güç ve kuvvet ehlinin büyük bir sorumluluğu vardır. Sadece bu üslerin kapatılmasıyla yetinilmemeli, aksine düşmanları korkutacak gücün de hazırlanması gerekir; zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَأَعِدُّوا لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah’ın düşmanını ve sizin düşmanınızı korkutursunuz.” [Enfal 60] Ki böylece ümmetin tüm yeteneklerini tek düzeyde bir araya getiren bir devletin, yani uluslararası forumlarda yarışan, hatta dünyanın birinci devleti konumuna yükselmek için çalışan Hilafet Devleti’nin çekirdeği olabilsin. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ “Siz insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmetsiniz.” [Al-i İmran 110] Bu ise Aziz olan Allah’a hiç de zor değildir.

 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Hasbullah En-Nur – Sudan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER