- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Suudi Arabistan Aden'i, Neden Muhsin el-Ahmar'a Teslim Ediyor?!
Haber:
Muhsin, Aden'i Suudi Arabistan'dan resmen devraldı. (Yemen Haber, 1 Nisan 2026)
Yorum:
Ali Muhsin el-Ahmar, helak olmuş Ali Salih rejiminin eski muhafızlarından biri olmasının yanı sıra Yemen’de iktidarda olan Müslüman Kardeşler eğilimini temsil etmekte olup sözde Arap koalisyonunun Yemen’e girmesinin ardından Suudi Arabistan’a çıkarılmış ve geçen yıllar boyunca orada ikamet etmeye devam etmiştir. Bakın işte Suudi Arabistan bugün onu, eski Başkanlık Muhafız Alayları Komutanı Mehran El-Kubati’nin Aden’e geri dönüşüyle eş zamanlı olarak askeri ve siyasi sahneye yeniden geri getirmektedir. Görünen o ki bu hamlenin hedefi, Aden'deki askeri güçler üzerinde tam kontrol sağlamak ve BAE yanlısı komutanları hassas askeri mevzilerden uzaklaştırmak ya da onları Suudi Arabistan yanlısı yeni askeri oluşumlara dahil etmektir; zira Aden, Birleşik Arap Emirlikleri tarafından kurulan ve BAE’ne kaçıp Yemen’den ayrılmasıyla birlikte Yemen siyasi sahnesinden çekilen Aydarus Zübeydi liderliğindeki Geçiş Konseyi’nin son ve en önemli kalesi olarak kabul edilmektedir. Bu adımla Suudi Arabistan, Aden'de kalan Birleşik Arap Emirlikleri'nin adamlarına sopa göstermektedir ki böylece ya kurduğu yeni askeri oluşumlara katılacaklar ya da askeri sahneden tamamen çekileceklerdir.
Husilerle temas bölgelerinde gerçekleşen yoğun askeri hareketlerin ve askeri liderlerin Sana’nın kurtarılmasına yönelik hazır olunduğuna dair açıklamalarının, Hudeyde'de Stokholm Anlaşması'nı izlemek üzere görev yapan BM misyonunun görev süresinin sona ermesiyle eşzamanlı olarak göz ardı edilmemesi gerekir; bu da bir yandan Husi güçleri ile diğer yandan el-Alemî hükümeti arasındaki askeri operasyonun yeniden geri dönme olasılığının olduğu anlamına gelmektedir. Ali Muhsin, kökenleri Husilerin kontrolündeki kuzey bölgelere dayandığı için Sana'nın kurtarılması savaşında önemli bir piyon olarak görülmektedir. Böylece El-Alimi hükümeti güçleriyle birlikte bulunması, hazırlığı yapılan Sana'nın kurtarılması operasyonuna yönelik halk nezdinde meşruiyet kazandıracak olup tüm bunlar, Suudi Arabistan'ın operasyonun ön cephesinde görünmemesi için yapılmaktadır.
Bu askeri hamle, ABD’nin şu anda İran ve bölgedeki kollarına karşı sürdürdüğü savaşla uyumlu görünmektedir; bu da Suudi rejiminin Yemen’de Amerika’nın çıkarlarını savunan taraf olması, İran’a bağlı Husilerden vazgeçilmesi ve Amerika’nın bölgede İran’ın nüfuzunu budama planı kapsamında, Yahudi varlığa hizmet ederek onun bölgede çatışmasız bir polis olarak kalmasını sağlamak içindir.
Amerika’nın Yemen’deki planı işte bu olup görünen o ki Suudi Arabistan’ın yanına çektiği liderleri yeniden sahneye çıkarması, bu plana hizmet etmesi içindir.
Yemen halkı, özellikle de onlardan güç ve kuvvet ehli, bölgede oluşan güvenlik boşluğundan ve büyük güçlerin çıkarlarının farklılaşmasından yararlanarak bu girişimi başarısızlığa uğratabilir, Yemen’i İslami köklerine geri döndürebilir ve onu Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti’nin çekirdeği haline getirebilir. وَاللهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ “Muhakkak ki Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” [Yusuf 21]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdulaziz El-Hamid – Yemen



