- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Özbekistan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanlarının, İran'daki Müslüman Kardeşlerinin Yanında Yer Almaları Gerekmez Mi?!
Haber:
5 Mart'ta Interfax haber ajansı şu haberi verdi: “Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında İran'ın Nahçıvan Özerk Bölgesi'ne insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıyı şiddetle kınadı.” Zira Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu'nun bildirdiğine göre Mirziyoyev, İran'ın insansız hava araçlarıyla Azerbaycan'a düzenlediği saldırıları şiddetle kınadı ve Özbekistan'ın Azerbaycan'a olan tam desteğini ifade ederek, ülkesinin her zaman Azerbaycan'ın yanında olduğunu vurguladı.
Yorum:
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Dışişleri Bakanlığı açıkça, İran'ı insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlemekle suçladı. Özbekistan basını, Mirziyoyev'in saldırıları ölçülü ifadelerle kınadığını ve İran'a açıkça suçlama yönlendirmediğini, sadece “Azerbaycan topraklarına yönelik insansız hava aracı saldırıları” demekle yetindiğini bildirdi.
8 Mart'ta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İlham Aliyev ile yaptığı telefon görüşmesinde Tahran'ın saldırıya karışmasını yalanladı ve bir iç soruşturma başlatılacağına dair söz verdi. Bu olay, cevaplardan daha çok sorular gündeme getirmiştir. Aynı zamanda Özbekistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları, Amerika ve Yahudi varlığının İran'a yönelik başlattığı bu açık saldırıyı kınamaktan kaçınmışlardır.
Yahudi istihbaratı İran liderlerinin yerlerine dair bilgi edindikten sonra, İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney ve bir dizi üst düzey yetkilinin ölümüne yol açan hassas bir saldırı gerçekleştirdi. Ayrıca ABD, çocuklarla dolu bir okula Patriot füzeleriyle bir saldırı düzenledi; bu saldırı sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda sivil hayatını kaybetti. Ama Azerbaycan ve Özbekistan liderleri bu terör eylemlerini kınamadılar; aksine tırmanmanın durması konusunda temkinli açıklamalarla yetindiler.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana Azerbaycan Amerika'nın yanında yer almıştır; bu nedenle kendisi gibi bir Müslüman ülkesi olan komşusu İran'a karşı Amerika'nın yanında durması hiç de şaşırtıcı değildir.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in tutumu ise daha da aşağılayıcıdır. Zira alimleri ve Müslüman askeri komutanlarıyla meşhur olan Özbekistan Müslüman halkının temsilcisi olarak Mirziyoyev, Müslümanların düşmanları olan Amerika ve Yahudi varlığının yanında yer almıştır.
İran, Raşid Halife Ömer bin Hattab Radıyallahu Anh'ın onu fethetmesinden bu yana bir İslam beldesi olup bu ülkenin halkı Müslümandırlar. ABD ve Yahudi varlığının İran'a yönelik saldırıları, İslam ülkesine yönelik bir saldırı olarak kabul edilip Müslümanların görevi, bu ülkeyi savunmak ve kâfirlerin saldırısını püskürtmektir.
Bir Halifenin yokluğu, sömürgeci kafirlerin bir caydırıcı olmaksızın topraklarımıza saldırmasına imkân vermektedir. Bu yüzden bizler Hilafeti kurup Raşid bir Halifeye biat edene kadar bu saldırılar durmayacaktır. Şöyle buyuran Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne kadar da doğru söylemiştir: إِنَّمَا الْإِمَامُ جُنَّةٌ يُقَاتَلُ مِنْ وَرَائِهِ وَيُتَّقَى بِهِ “İmam bir kalkandır, onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur.”
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Eldar Hamzin



