حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Avustralya
Medya Bürosu
| No: AVL-BA-2026-MB-TR-04 |
H. 24 Raceb 1447 M. Salı, 13 Ocak 2026 |
Hizb-ut Tahrir’i Yasaklama Önerisi, Tüm Filistin Yanlısı Faaliyetleri Suç Saymayı Hedefleyen Daha Geniş Bir Kampanyanın Parçasıdır
Avustralya hükümetinin Hizb-ut Tahrir’i yasaklamaya yönelik teklifi, Filistin yanlısı tüm siyasî faaliyetleri yasaklamayı hedefleyen daha geniş kapsamlı bir kampanyanın parçasıdır. Federal ve eyalet hükümetleri, Bondi olayının ardından, Filistin yanlısı siyasî faaliyetin özünü hedef alan, daha önce benzeri görülmemiş bir dizi tedbiri gündeme getirdi.
Bazı protestolar şimdiden yasaklandı ve polise yeni yaptırım yetkileri verildi. Slogan ve sembollerin yasaklanmasına ilişkin düzenlemelerin parlamentodan geçmesi bekleniyor. Aynı şekilde yeni “nefret söylemi” yasaları ve hâlihazırda “terör” listelerine alınma eşiğini karşılamayan yapıların “nefret örgütü” olarak yasaklanmasını mümkün kılacak yeni bir hukukî suç kategorisinin inşası da gündemde.
Federal ve eyalet hükümetleri, Filistin yanlısı faaliyetlere duydukları rahatsızlığı gizleme gereği dahi duymuyor. İki yıldır devam eden bir soykırımın ardından hükümetin en büyük hayal kırıklığı, Avustralya halkının soykırıma karşı gösterdiği istikrarlı çabadır. Yoksa bir soykırımın işlenmiş olması ya da bu soykırımın hükümetin kendi suç ortaklığıyla işlenmiş olması hükümetin umurunda değildir!
Siyonist savunucular, alelacele Filistin yanlısı çabalar ile Bondi olayı arasında bir bağ icat etmeye kalktılar. Haftalar boyunca barışçıl şekilde sürdürülen, toplumun en geniş kesimlerini bir araya getiren, milyonlarca insanın katıldığı ve yüz binlerin ünlü Sidney Liman Köprüsü yürüyüşüyle zirveye ulaşan bu hareket, şimdi iki ayrı bireyin gerçekleştirdiği tekil bir olay üzerinden itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.
Bu saçmalığın bir uzantısı olarak “İslamcı öcü” korkuluğu, sanki Siyonistler tarafından gerçekleştirilen bir soykırım vakasında asıl mesele antisemitizmmiş gibi, antisemitizmi anlamanın birincil aracı olarak dramatik biçimde yeniden kamuoyuna sokuldu. Görünüşe göre dünya, bir soykırıma faillerinin işlediği cürümler nedeniyle değil de dini kimliği nedeniyle karşı çıkıyormuş gibi bir algı yaratılmak isteniyor.
Bu bağlamda Hizb-ut Tahrir’in hedef alınması iki amaca hizmet ediyor:
1- Siyonistler tarafından gerçekleştirilen bir soykırımda merkezi meselenin antisemitizm olduğu efsanesini sürdürmek.
2- Antisemitizmi Siyonist varlığın fiillerinin sonucu olarak değil, “İslami aşırılığın” ürünü gibi gösteren ırkçı ve İslamofobik kalıplar üzerinden Siyonist mağduriyet anlatısını genişletmek.
Başka bir ifadeyle, soykırıma karşı çıkan Müslümanlar saldırgan, soykırım işleyen Siyonistler ise mağdur olarak sunulmaktadır. Saçma değil mi? İşte Hizb-ut Tahrir’i yasaklama önerisi de tam olarak bu saçma öncül üzerine inşa edilmiştir!
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Avustralya Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: (+61) 438 000 465 www.hizb-australia.org |
E-Mail: media@hizb-australia.org |



