حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Yemen Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: YM–BA–2026–MB–TR–01 |
H. 14 Raceb 1447 M. Cumartesi, 03 Ocak 2026 |
Suudi Arabistan ve BAE Yöneticileri, Kâfirlere Uşaklık Etmek İçin Yemen’i Bir Çatışma Alanına Çeviriyorlar, Onların Yemen’de Aslan Kesildiklerini, Yahudi Varlığı Karşısında İse Uysal Koyun Olduklarını Görürsünüz!
Aralarında El Cezire’nin de bulunduğu medya kuruluşları; Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman’ın 27 Aralık 2025 Cumartesi günü yaptığı açıklamayı aktardı. Açıklamada, “Güney Geçiş Konseyi’nin gerilimi sona erdirmesi ve güçlerini Hadramut ve Mehri vilayetlerindeki kamplardan çekmesi gerektiği” ifade edildi.
Riyad, 9 Aralık 2025’te Hadramut ve Mehri vilayetlerinin kontrolünün tamamen ele geçirildiğini ilan eden Geçiş Konseyi’nin bu açıklamasına, Geçiş Konseyi güçlerinin çekilmesini ve mevzilerin “Vatan Kalkanı” güçlerine devredilmesini görüşmek için 12 Aralık 2025’te Abu Dabi’nin de katılımıyla Aden’e bir komite göndererek karşılık verdi. Ardından Suudi Dışişleri Bakanlığı 25 Aralık’ta yaptığı açıklamada, GGK’nın hareketlerini "tek taraflı" olarak niteleyerek güç kullanma imasında bulundu. Bunun "istenmeyen sonuçlar doğurabileceği" uyarısında bulunarak, güçlerini eski yerlerine çekmesi için GGK’ye 29 Aralık’a kadar süre tanıdı. 30 Aralık Salı gecesi savaş uçakları Seyyiun şehri semalarında uçarak aydınlatma fişekleri attı. Salı şafağı ise Fuceyrah limanından gelen ve takip sistemlerini kapatan zırhlı araç ve silah yüklü iki gemiyi bombaladı.
Riyad’ın Güney Yemen’de Hadramut Kabileler İttifakı (lideri: Amr bin Hubeyriş) ve 2023’te kurup himaye ettiği “Vatan Kalkanı” güçleri gibi kullandığı araçları bulunmaktadır. Bu güçler, İngiltere’ye tabi olan El-Alimi hükümeti çatısı altında görünse de Suudi Arabistan, Arap Koalisyonu’na liderlik etmesi, El-Alimi ve konseyini topraklarında barındırması ve Aden Merkez Bankası’na yatırılan mevduatları kontrol ederek ekonomik baskı uygulaması nedeniyle hükümet üzerinde tam bir tahakküm kurmuştur. Güney Yemen petrol gelirlerinin Suudi Ulusal Bankası’na yatırılmasıyla El-Alimi hükümeti Riyad’ın elinde bir rehineye dönüşmüştür. İngiliz yanlısı olan bu hükümet, İngiliz siyaseti gereği Riyad’la uyumluymuş gibi görünmekte, ancak ona tuzaklar kurmaktadır. Çıkmaza girildiğinde ise İngiltere, BAE aracılığıyla Geçiş Konseyi’ne Suudi Arabistan ve arkasındaki Amerika’yı rahatsız edecek eylemler yapması için eşil ışık yakmıştır.
Buna karşılık, İngiltere’nin beslemesi olan Abu Dabi’nin elinde ise Güney Geçiş Konseyi (GGK), Tarık Salih ve Bab’ül Mendeb’i İngiliz çıkarları adına korumak için Batı Sahili’nde bekleyen güçleri bulunmaktadır.
Riyad, GGK ve onun bölgesel hamisi Abu Dabi’ye karşı son derece sert ve acımasız davranmıştır. Hadramut’ta Riyad’ın adamı Amr bin Hubeyriş liderliğindeki Hadramut Kabileler İttifakı ile Geçiş Konseyi’ne bağlı Hadramut Elit Güçleri arasında çatışmalar yaşanmış, El-Abr ilçesindeki Haşm el-Ayn bölgesinde Geçiş Konseyi güçleri bir insansız hava aracıyla vurulmuştur. İş, 30 Aralık 2025’te Mukalla Limanı’ndaki zırhlı araç ve silah sevkiyatlarının vurulmasına kadar varmıştır. Riyad, İngiltere’ye bağlı ve fiilen Riyad’ın esiri durumundaki Reşad el-Alimi’ye 30 Aralık 2025’te BAE ile yapılan ortak savunma anlaşmasını iptal etmesini ve koalisyon güçlerinin 24 saat içinde Yemen’den çıkarılmasını dikte etmiştir.
Keşke Suudi Arabistan ve Savunma Bakanı, tam iki yıldır yanı başındaki Haşim Gazze’yi tüm dünyanın gözü önünde ezip geçen ve hâlâ katliamlarını sürdüren Yahudi varlığına karşı da bu kadar kararlı ve sert olsalardı! Keşke Gazze’yi savunmak için Yahudi varlığına karşı uçaklarını havalandırsalardı! Allahu Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ“Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler.” [Fetih 29]
Peki Riyad tüm bu hamleleri Yemen’i sevdiği için mi yapıyor? Yoksa Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği hayali bir meşruiyete yardım etmek için mi tüm bunları yapıyor? Cevap şudur ki; Riyad tüm eklentileri ve imkânlarıyla bu yaptıklarını, sırf Washington’a hizmet etmek, Hadramut petrolünü kontrol etmek ve her ikisinin petrolünü de Babu’l Mendeb ve Hürmüz Boğazı’nın gürültüsünden uzak bir şekilde, inşa edilmesi planlanan boru hattı üzerinden Hint ve Pasifik Okyanuslarına aktarmak üzere Arap Denizi’ne bir çıkış kapısı elde etmek için yapmaktadır!
Amerika’nın ajanı olan Suudi Arabistan, 2017’de ortaya çıkışından bu yana Güney Yemen’deki İngiliz ajanlarını, özellikle de GGK’yı tasfiye etmeye çalışmaktadır. Hatırlanacağı üzere GGK, Amerika’nın 2006’da kurdurduğu Hasan Baum liderliğindeki Güney Hareketi’ni saf dışı bırakmıştı. Suudi Arabistan, Sekizli Başkanlık Konseyi’nin kendi topraklarında kurulmasını sağlamış, üyelerini kendi topraklarında tutmuş, 2015-2022 savaş yılları boyunca İngiliz ajanı Ali Salih’e tabi olan Cumhuriyet Muhafızları güçlerini, İngiliz nüfuzunu temsil ettiği için yerle bir etmiş, Husileri ise Sana’da tutmuştur. Husiler için Sana havaalanına silah taşıyan BM uçaklarına göz yummuştur.
Selman bin Abdülaziz ve oğlu Muhammed liderliğindeki Suudi Arabistan, İslam bağını açıkça boyunlarından çıkarıp atmışlardır. Zira Haremeyn beldesinde sapkınlığı ve sapkınları himaye eden 2030 Vizyonu’na davet etmektedirler, Müslümanların gözlerini ve akıllarını Mekke’den çevirmek için Yahudi varlığına bitişik Neom şehrini inşa etmektedirler. Amerikalılar Muhammed bin Selman’ı “bu çağın Mustafa Kemal’i” olarak tanımladılar!
Zaten kâfir İngilizlerin kurduğu ve kurucusu Abdülaziz bin Abdurrahman Al-i Suud’un, Mark Sykes’ın eliyle çizdiği sınırları değiştirmesi için İngiliz Komiseri Percy Cox’un önünde ağladığı bir hanedandan ne beklenebilir ki?! Abdülaziz, onların bu iyiliğine karşılık “İsterse İngiltere Filistin’i zavallı Yahudilere ve başkalarına verebilir; kıyamet kopana kadar ben onların görüşlerinden asla dışarı çıkmayacağım” demiştir. Bu hanedan, Fahd, Sultan ve Nayef gibi kardeşlerinin zemin hazırlamasının ardından, Selman bin Abdülaziz döneminden itibaren tamamen Amerika’nın hizmetine geçmiştir.
İbn Selman’ın 18 Kasım 2025’teki Washington’a yaptığı ziyaret ile İngiliz bakanın Orta Doğu ve Afrika gezisi, Hadramut ve El-Mehra’daki olaylarla doğrudan bağlantılıdır. Bu gelişmeler, Şebve’deki 5 numaralı petrol sahasının Amerikan Hunt şirketine devredilmesi kararıyla patlak vermiştir.
Hadramut, Yemen ve genel olarak tüm Müslümanların sorunu, ehil olmayan kimselerin onların yönetimlerini üstlenmesi ve başlarına çoban olmasıdır. Bu yöneticiler, Yemen’de uluslararası çatışmanın taraflarına hizmet etmektedirler. İslam’ın siyasi bir varlık olarak yeniden hayata dönmesini engellemek isteyenler onları iktidara getirmiştir. Salih ve dindar insanlar, siyasi mücadeleye girip Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafet devletinde İslami hayatı yeniden başlatmak için çalışmaya koyulmadıkları sürece bu siyasi tablodan uzak kalacaklar, etkin bir role sahip olmayacaklardır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlü’ne icabet edin.” [Enfal: 24]
إِنَّا لَنَنصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُ“Şüphesiz ki, Rasûllerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.”
[Mümin 51] ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ“Sonra Nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır.”
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Yemen Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: 735417068 https://www.hizb-uttahrir.info |
E-Mail: yetahrir@gmail.com |



