حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Lübnan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: LB-BA-2026-MB-TR-11 |
H. 13 Muharrem 1448 M. Pazar, 28 Haziran 2026 |
Lübnan Yönetimi, Yahudi Varlığı ile Onun Mübarek Toprak Filistin Üzerindeki Egemenliğini Tanıyan Bir Anlaşma İmzaladı! Oysa Yahudi Varlığı; İşgalci Bir Varlıktır, Lübnan, Filistin ve Suriye’yi İşgal Etmiştir!
Filistin, mübarek bir İslam toprağıdır. İçinde; ilk kıble, üçüncü harem ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İsra mucizesinin gerçekleştiği yer olan Mescid-i Aksa bulunmaktadır. Filistin bütünüyle İslam Ümmeti’nin malıdır; dolayısıyla oradaki Yahudi varlığı işgalini tanımak hiçbir kimsenin salahiyetinde olmadığı gibi, bu topraklar kimsenin babasının malı da değildir!
Aynı şekilde Lübnan da dâhil olmak üzere bütün Şam bölgesi mübarek topraklardır. Nitekim Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِّنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ “Kulunu bir gece Mescidi Haram’dan, kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir.” [İsra 1] Bu topraklar bizzat Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in sahabeleri tarafından fethedilmiş ve bin dört yüz yıl boyunca Müslümanların kanlarıyla sulanmıştır.
Bugünün yöneticileri hangi anlaşmaları imzalarsa imzalasınlar, hangi tanıma kararlarını sunarlarsa sunsunlar; ne Amerika ne tüm Batı dünyası ne de kalplerine ihanet ve teslimiyet emzirilmiş olan yardakçıları, İslam Ümmeti’ni Mescidi Aksa’sını geri alma hakkından vazgeçmeye ikna edemeyeceklerdir! Aksine Ümmet, Filistin dahil olmak üzere tüm Müslüman beldelerini tek bir sancak altında birleştirme hakkında asla vazgeçmeyecektir. Müslümanlar bugün evlatlarına Filistin’in işgal edilmiş bir toprak olduğunu ve ancak kendi bilek güçleriyle oranın özgürleştirilebileceğini öğretmektedirler. Allah’ın izniyle bu günün pek yakın olması umulur.
Kalplerinde hastalık bulunanlara; Amerika ve Yahudi varlığının korkusu ruhlarına işlediği için onların önünde diz çökenlere gelince; onlara Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu sözlerini hatırlatıyoruz:
إِنَّمَا ذَٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ أَوْلِيَاءَهُ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ * وَلَا يَحْزُنكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ إِنَّهُمْ لَن يَضُرُّوا اللَّهَ شَيْئاً يُرِيدُ اللَّهُ أَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظّاً فِي الْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ “O şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. Mümin iseniz onlardan korkmayın, benden korkun. Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Şüphesiz onlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah, onlara ahirette hiçbir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.” [Âli İmrân 175-176]
Beytülmakdis’in etrafında nöbet tutmaya kendilerini adayan, oranın tekbirlerle ve fetihlerle özgürleştiğine, hatta işgal altındaki topraklarının her bir karışının kurtuluşuna şahit olmayı bekleyen Lübnan ve tüm Şam diyarındaki Müslümanlara da şöyle sesleniyoruz: Yahudi varlığıyla normalleşme ve tanıma yoluna gidenler, tıpkı kendilerinden önce kutsalları peşkeş çekip normalleşenler gibi tarihin çöplüğüne karışacak ve isimleri dahi unutulacaktır. Onların bu ihanet amelleri havada uçuşan toz zerreleri gibi yok olup gidecektir. O yüzden hak üzerinde sebat edin, bu pes etmiş zavallılara pes edişleri için herhangi bir meşruiyet vermeyin. Ribata devam edin, pusuda bekleyin ve Abdullah bin Havale’nin rivayet ettiği hadiste geçen Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu sözünü hatırlayın:
عَلَيْكَ بِالشَّامِ فَإِنَّهَا خِيرَةُ اللَّهِ مِنْ أَرْضِهِ يَجْتَبِي إِلَيْهَا خِيرَتَهُ مِنْ عِبَادِهِ... فَإِنَّ اللهَ تَكَفَّلَ لِي بِالشَّامِ وَأَهْلِهِ “Sana Şam’ı tavsiye ederim. Çünkü o, Allah’ın yeryüzündeki en hayırlı beldesidir; kullarından en hayırlılarını oraya toplar. Ancak oraya gitmekten imtina ederseniz, size Yemen’i tavsiye ederim. Oradaki havuzlardan için, derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden koruma hususunda) bana garanti verdi.” [Ebu Davud, Ahmed ve Taberani]
Ey ribat ehli! Sebat edin. Ey iman ehli! Sabredin. Allah Azze ve Celle’den; gazaba uğrayan Yahudilerin ve onlarla işbirliği yapan zalimlerin sonuna şahitlik edecek kimselerden olmayı niyaz edin. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ “Ey iman edenler! Sabredin. Birbirinize sabır tavsiye edin. Hazırlıklı olun ve Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” [Ali İmran 200]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Road 200, Tarabulus/Tripoli – Lebanon Telefon: 03–155103 / 03–446709 www.tahrir.info |
Fax: 06–629524 E-Mail: ht@tahrir.info |



