حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Kırgızistan
Medya Bürosu
| No: KI–BA–2026–MB–TR–01 |
H. 14 Raceb 1447 M. Cumartesi, 03 Ocak 2026 |
Mahkemeler, Emniyet Birimlerinin Davet Taşıyıcılarına Yönelik Keyfi Uygulamalarını Meşrulaştırmaya Devam Ediyor
Batken Bölge Mahkemesi, başta Ahuncanov Alişer Mamuroviç olmak üzere altı dava taşıyıcısı hakkında zalimane bir karar vererek, onları 13 ila 17 yıl arasında değişen sürelerle yüksek güvenlikli (sıkı rejimli) cezaevlerinde hapse mahkûm etti. Onlara uydurma aşırılık suçlamaları yöneltildi ve bir örgütü finanse etmek amacıyla 2700 Som para aldıklarının sabit olduğu iddia edildi.
Bundan bir süre önce Batken halkı, aşırılık suçlamasıyla hapse atılan bu altı gencin serbest bırakılması talebiyle bir protesto gösterisi düzenlemişti. Göstericiler, tutuklanan gençlerin pandemi döneminde ve sınır olayları sırasında toplumun yükünü omuzladıklarını, ihtiyaç sahibi ailelere her zaman yardım elini uzattıklarını belirtmişti. Ayrıca gençlere yöneltilen aşırılık suçlamalarının asılsız olduğunu, güvenlik görevlilerinin mesnetsiz iddialarla onları suçlu gibi göstermeye çalıştığını dile getirmişti.
Bu tür utanç verici uygulamalar, baskıcı güvenlik aygıtları tarafından başka bölgelerde de devam etmektedir. Örneğin, Calgaşev Amankul Romanoviç da cezaya çarptırılmıştır. Romanoviç, 3 Nisan 2025’te Çuy vilayetinin Kales-Ordo köyünde, elleri ve ayakları bağlanıp ağzı koli bandıyla kapatılarak kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmıştı. Daha sonra onu kaçıranların, Pervıy May İçişleri Şubesi mensupları olduğu ortaya çıkmıştı.
Bu unsurlar, işledikleri yasa dışı suçları örtbas etmek için SIZO-21 (21 No’lu Tutukevi) görevlileriyle iş birliği yaparak 1 Temmuz 2025’te Calgaşev Amankul’a işkence yapmışlardı. İşlemediği suçları itiraf etmesi için darp edilmiş, işkence görmüş ve “Seni ömür boyu cezaevinde çürüteceğiz!” şeklinde tehditlere maruz kalmıştı! Bu ihlaller, Ulusal İşkenceyle Mücadele Merkezi tarafından da tespit edilmişti.
Mahkeme duruşmasında Calgaşev, yöneltilen suçlamaların tamamını reddetmiş; kolluk kuvvetlerinin evine hukuka aykırı şekilde baskın yaptığını, mahkeme kararında belirtilen adresin kendi adresiyle uyuşmadığını ve hiçbir aşırılık faaliyetine katılmadığını belirtmişti. Komşuları da bunu doğrulamış, onun herhangi bir kötü faaliyete karışmadığına şahitlik etmişlerdi.
Örneğin, yeni mahalle muhtarı Aydarov, Calgaşev’i on beş yıldır tanıdığını, kendisinden herhangi bir gizli faaliyet ya da İslam dinine dair ders verme gibi bir durum görmediğini açıklamıştı.
Tüm bunlara rağmen Pervomay Mahkemesi, Calgaşev Amankul Ramanukuloviç’i özgürlüğünden mahrum bırakarak 3 yıl hapis cezasına çarptırmıştır.
Benzer şekilde Bişkek Lenin Bölge Mahkemesi de davet taşıyıcılarından Caylöpək Uulu Oğuz hakkında 50 bin som para cezası vermiştir. Bişkek Şehir Mahkemesi ise, bu kararı hafif bularak, para cezasını bir yıl hapis cezasına çevirmiştir.
Mahkeme; Müfettiş N. Gabarov’un 4 Mart 2025’te hiçbir resmi izin veya arama emri olmaksızın Oguz’un evine yasa dışı girdiğini ve onu “bir hırsızlık davasında şüpheli olduğu” yalanıyla kandırarak götürdüğünü dikkate almamıştır.
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere, ihlaslı Müslümanlar iftira ve yalan yere aşırılık suçlamasına maruz kalmaktadırlar. Onlar ne yolsuzluğa bulaşmışlardır ne de sabıka kayıtları vardır. Yolsuzluk yapanlar ve adi suçlular rüşvet vererek serbest kalırken, dava taşıyıcıları, istenen parayı veremedikleri için 17 yıla varan sürelerle zindanlara atılmaktadırlar. Ne acıdır ki Kırgızistan’da faiz, tekelcilik, kumar ve benzeri haram uygulamaların yayılması için ortam hazırlanırken; İslam’ı öğretmek, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak gibi şeran vacip fiiller, kanunen suç sayılmaktadır! Ayrıca komşuların ve yerel halkın şahitliklerine ve dava taşıyıcıları hakkındaki olumlu görüşlerine zerre kadar itibar edilmemektedir.
Ey değerli Müslümanlar! Sizlere sesleniyoruz: Bu yalan suçlamalarla haksız yere yargılanan Müslüman kardeşlerinizin mahkeme duruşmalarına katılın veya aileleriyle konuşun. O zaman bu davetçilerin kim olduklarını gerçekten görecek ve baskıcı aygıtların zulmüne bizzat şahit olacaksınız. Kolluk görevlileri ise emirleri uyguladıklarını söylemekte ve tutuklulardan herhangi bir kötülük görmediklerini itiraf etmektedirler. O halde bu noktada akıllara şu soru geliyor: Bu zulüm emrini veren kim?
Ebu Hurayra’dan rivayet edildiğine göre Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
سَيَأْتِي عَلَى النَّاسِ سَنَوَاتٌ خَدَّاعَاتُ، يُصَدَّقُ فِيهَا الْكَاذِبُ، وَيُكَذَّبُ فِيهَا الصَّادِقُ، وَيُؤْتَمَنُ فِيهَا الْخَائِنُ، وَيُخَوَّنُ فِيهَا الْأَمِينُ، وَيَنْطِقُ فِيهَا الرُّوَيْبِضَةُ». قِيلَ: وَمَا الرُّوَيْبِضَةُ؟ قَالَ: «الرَّجُلُ التَّافِهُ فِي أَمْرِ الْعَامَّةِ “İnsanlar üzerine öyle hayırsız yıllar gelir ki o zamanda yalancı doğrulanır, doğru yalanlanır, haine güvenilir, emin kimseye güvenilmez! O zamanda Ruveybida konuşur’ buyurdu. Denildi ki: Ruveybida nedir? Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem, “Sefih kimse genelin işi hakkında konuşur” buyurdu.” Yine Rasûlullah SallAllahu Aleyhi Sellem şöyle buyurmuştur:
صِنْفَانِ مِنْ أَهْلِ النَّارِ لَمْ أَرَهُمَا: قَوْمٌ مَعَهُمْ سِيَاطٌ كَأَذْنَابِ الْبَقَرِ يَضْرِبُونَ بِهَا النَّاسَ“Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim: (Biri) Yanlarında sığır kuyrukları gibi kırbaçlar olup insanları onlarla döven topluluktur.”
Her ne kadar Kırgızistan devleti anayasasında kendisini laik, demokratik ve insan haklarını koruyan bir devlet olarak tanımlasa da; bu davalarda yaşananlar, bazı devlet görevlilerinin anayasayı ve yürürlükteki kanunları açıkça ihlal ettiğini, insan haklarını ayaklar altına aldığını net biçimde ortaya koymaktadır.
Eğer güvenlik mensupları bu fiilleri kişisel çıkarları için işliyorlarsa, bu hem yönetime zarar vermekte hem devletin itibarını zedelemekte hem de dünyaları uğruna dinlerini satanlardan olmaktadırlar. Şayet bu fiilleri yöneticilere yakınlaşmak ve onları memnun etmek amacıyla resmî bir politika çerçevesinde işliyorlarsa, o zaman başkalarının dünyası için dinlerini satanlardan olmuş olurlar. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
شَرُّكُمْ مَنْ بَاعَ دِينَهُ بِدُنْيَاهُ، وَشَرٌّ مِنْهُ مَنْ بَاعَ دِينَهُ بِدُنْيَا غَيْرِهِ“Sizin en şerliniz, dinini dünyası için satan kimsedir; bundan daha şerlisi ise dinini başkasının dünyası için satan kimsedir.”
Şayet bu uygulamalar devletin resmi politikası çerçevesinde yürütülüyorsa; o zaman bizzat iktidar sahipleri başkalarının dünyası için dinlerini satanlardan olmuş olurlar. Çünkü onlar, kâfir efendilerini memnun etmek için bu tür politikaları benimsemektedirler; yani efendilerinin çıkarları uğruna Ümmetlerine ihanet etmektedirler!
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Kırgızistan Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: http://hizb-turkiston.net |
E-Mail: webmaster@hizb-turkiston.net |



