- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta Tarafından Facebook Sayfası Takipçilerinin “Fikri” Sorularına Verilen Cevaplar Silsilesi)
Soru-Cevap
Siyasi Mücadele ve Fikri Çatışma
Sabit Bir “Metot” mudur Yoksa Değişken “Üsluplar” mıdır?
Ahmed Bekir’e
Soru:
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekâtuh. Emirimiz ve Şeyhimiz, Allah sizi korusun, desteklesin ve size yardım etsin.
Siyasi mücadele, metot hükümlerinden midir yok üsluplardan bir üslup mudur? Allah sizi korusun, azminizi ve başarınızı daim kılsın, sizi faydalı kılsın, size kapılar açsın ve makamınızı yükseltsin.
Açıklığa kavuşturmak gerekirse bunun, fikri çatışma gibi metottan olduğunun bilincindeyim; ancak bu konu, buradaki toplantıların birinde gençler arasında tartışmaya ve farklı görüşlere yol açmış, konu çözüme kavuşmamış ve bir süre geçince soru sormaya karar verilmiştir; tatmin edici bir cevap ve kesin bir açıklama bekliyoruz.
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berekâtuh.
Böyle bir soruyu daha önce, yani H. 14 Saferu’l Hayr 1429 M. 20/02/2008 tarihinde cevap vermiştik ve orada şöyle geçmektedir.
[.. Siyasi ve fikri çalışmanın her ikisi de metottandır. Zira kaynaşma merhalesi bunu gerektirir ve onsuz tamamlanmaz, dahası siyasi ve fikri çalışma olmadan kaynaşma olmaz.
Siyasi “mücadele” ve fikri “çatışma”ya gelince; bu ikisi siyasi ve fikri çalışmayla açıkça meydan okumaktır. İşte bu meydan okuma üsluptur. Bazen gerekir, bazen de gerekmez.
Meseleyi somutlaştırmak için diyoruz ki; beyan dağıtmak, açıkça meydan okuyarak aleni bir şekilde dağıtmak gibi mücadeleci bir üslup ile olabileceği gibi… normal bir dağıtım ile de olabilir.
Çatışma ile mücadelenin her ikisi de, bu meydan okumanın ekleriyle birlikte açıkça meydan okuma anlamındadır… İşte bu üsluplar, durumun gerektirdiği hususlara göre değişkenlik gösterir. Şimdi size bazı örnekler vereceğim:
Nitekim Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem kâfirlere karşı değişik güçte üsluplar kullanıyordu. Örneğin; (Utbe olsa gerek) Kureyş’in ileri gelenlerinden biri Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e gittiğinde, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem İslam’ı ona, ikna edici bir hüccet, beliğ bir hikmet ve etkili bir sükunet üslupları ile arz etmiştir… O kadar ki adam Kureyş’e, kendisini gönderen Kureyş liderlerinin nitelendirdikleri gibi gittiğinden başka bir yüzle geri dönüyor ve özellikle Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittiği sözü onların önünde övüyordu.
O sırada (Vâil olsa gerek) Kureyş’in ileri gelenlerinden biri Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile karşılaştı; o sırada küfrün başı, elinde çürümüş bir kemik taşıyordu ve onu Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e göstererek şöyle dedi: [هل ربك يستطيع أن يعيد هذا إلى الحياة ؟] “Senin Rabbin bunu hayata geri getirmeye güç yetirebilir mi?” Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona şöyle cevap verdi: {نَعَمْ وَيَبْعَثَهُ حَيّاً} “Evet, onu canlı olarak diriltecektir.” Sonra Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem şunu ekledi: وَيُدْخِلُكَ جَهَنَّم“Seni de cehenneme sokacaktır…” Burada Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem sadece onun sorusuna cevap vermekle kalmayıp artı bir de onu azarlamıştır…
İşte böylece üslup, karşılaşılan cihetin durumuna göre ağır kuvvette de olur, hafif kuvvette de olur.
Resmi daha çok netleştirmek için:
اذْهَبْ أَنتَ وَأَخُوكَ بِآيَاتِي وَلَا تَنِيَا فِي ذِكْرِي * اذْهَبَا إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ * فَقُولَا لَهُ قَوْلاً لَّيِّناً لَّعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ “Sen ve kardeşin ayetlerim ile gidin ve zikrimde (ısrardan) yılmayın. İkiniz de Firavun’a gidin, muhakkak ki o, tağut oldu. Ona, yumuşak bir söz söyleyin, umulur ki o aklını başına alır yahut korkuya kapılır.” [Taha 42-43-44] Bu ayette talep edilenin, sakin ve yumuşak bir fikri tartışmanın olduğu açıktır.
Şimdi aynı konu hakkındaki şu ayet-i kerimeyi okuyun; aynı şekilde bu da Musa ile Firavun arasında geçmektedir ancak farklı bir tutumla. Nitekim ona beyyineleri ve delilleri arz ettikten sonra… buna rağmen kibrine devam etmiş ve zulmünün sürdürmüştür; işte o zaman Musa Aleyhisselam’ın ona yönelik sözü yumuşak olmamış, bilakis onu, [مثبوراً] “Mesbûr” yani lanetlenmiş ve helak olmuş şeklinde nitelendirerek azarlamıştır…
İşte o ayet-i kerime şudur: وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَىٰ تِسْعَ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَاسْأَلْ بَنِي إِسْرَائِيلَ إِذْ جَاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ إِنِّي لَأَظُنُّكَ يَا مُوسَىٰ مَسْحُوراً * قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا أَنزَلَ هَٰؤُلَاءِ إِلَّا رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ بَصَائِرَ وَإِنِّي لَأَظُنُّكَ يَا فِرْعَوْنُ مَثْبُوراً “Andolsun biz, Masa’ya dokuz beyyine ayet getirdik. Haydi İsrailoğullarına sor! Hani (Musa) onlara geldiğinde, Firavun O’na dedi ki: ‘Doğrusu ben, ey Musa, senin sihirlenmiş olduğunu zannediyorum. Dedi ki: Gerçekten bildin ki işte bu inzal edilenler, basiretler (ibretler) olarak semanın ve arzın Rabbinden başkasından değildir ve doğrusu ben de, Ey Firavun, senin (lanetlenmiş halde) helak olduğunu zannediyorum.” [İsra 101-102]
Zira yumuşak tartışma, başlangıçta delilleri ve beyyineleri arz etmek içindi; ancak kesin beyyineler ve deliller, basiretler olarak sunulduğu halde o, kibrine ve zulmüne devam etmiştir; işte o zaman tartışma şiddetlenmiştir.
Umarım resim tamamen açıklığa kavuşmuştur.
Bunun nedenle kaynaşma merhalesindeki siyasi ameller hakkında kitaplarımızda şöyle dediğimizi görürsünüz: “… bu siyasi ameller de, fikri çatışma ile siyasi mücadele barizleştirilir …”
Nitekim çatışma ve mücadele; küfrün ileri gelenleriyle ile çatışma nedeniyle genellikle bu merhalede barizleşir ki onlara karşı uygun olan bu üsluptur. Ancak başka kafirlere karşı veya başka bir zamanda, siyasi ve fikri çalışma başka bir üslup gerektirebilir.
Tekrarlıyorum; siyasi ve fikri çalışma metottandır. Zira kaynaşma merhalesi, bu ikisini kaçınılmaz olarak gerektirmektedir. Fakat siyasi ve fikri çalışmanın şiddetlenmesi, yani mücadele ve çatışma üsluptur ve uygun zamanda ve mekanda kullanılır.
|
Kardeşiniz Ata İbn Halil Ebu Raşta |
H. 06 Şaban 1447 M. 25/01/2026 |
Cevaba, Emir’in (Allah onu korusun) web sitesinden bağlanabilirsiniz:
https://www.facebook.com/AtaAboAlrashtah/posts/122119732521129051