Logo
Bu sayfayı yazdır
Sudan, İsyanın Kıskacı ile Tarafları Germe Stratejisi Arasında!

بسم الله الرحمن الرحيم

Sudan, İsyanın Kıskacı ile Tarafları Germe Stratejisi Arasında!

Birincisi: Saha Manzarası – Sudan Fırtınanın Gözünde

Sudan'da yaşananlar, sadece ordu ile Hızlı Destek Güçleri arasındaki bir iç çatışma değil, aksine Sudan'ı kontrol etmek için uluslararası bir çatışmadır. Hızlı Destek Güçleri Darfur bölgesindeki kontrolü sağlamlaştırdıktan sonra yeni eksenlere doğru hareket etmeye başladı:

- Etiyopya ekseni: Güvenilir raporlara göre, Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) güçleri ve Etiyopya ile Güney Sudan'dan gelen paralı askerlerin desteğini alan Hızlı Destek Güçleri milisleri, Etiyopya'nın Beni Şangul bölgesindeki eğitim kamplarından hareket ederek Karamuk ve Kaysan'a saldırı düzenlemeye hazırlanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri menşeli olduğu düşünülen askeri teçhizatın boşaltılması sırasında Joseph Tuka ve Ubeyd Ebu Şotal gibi önde gelen liderler Asosa şehrinde görüldüler.

- Doğu ekseni: Kassala ve Port Sudan'da, tarihsel olarak birbirleriyle çatışan kabile gruplarının Eritre içinde eğitim görmelerine, ardından da silahlı kuvvetlerle Sudan'a geri dönmelerine izin verilmesiyle kabilelerin silahlanmasına dair sahneler tekrarlandı ki bu da zihinlere Darfur felaketinin başlangıçlarını anımsatan bir sahnedir. 

İkincisi: Stratejik Okuma – Tarafları Germe Politikası

Yaşanan şey, Sudan ordusunu yıpratmak ve merkezi devleti dağıtmak için çok sayıda cephenin açılmasıyla tarafları germe stratejisinin hassas bir şekilde uygulanmasıdır. Amaç sadece Hartum'u devirmek değil, aksine Sudan'ı bölgesel ve uluslararası güçler adına vekalet yoluyla yönetilen etnik ve bölgesel kantonlara parçalamaktır.

Bu strateji yerel araçlar (milisler, silahlı hareketler, kabile çatışmaları) tarafından yönetilmekte ancak birleştirici ümmetin akidesine dayalı siyasi bir projenin yokluğunun gölgesinde bazı elitlerin gizli anlaşmaları ve şüpheli uluslararası komplolar nedeniyle dışarından finanse edilmekte, silahlandırılmakta ve yönlendirilmektedir.

Üçüncüsü: Şerî perspektiften çözüm – Ümmetin Sudan'a karşı vacibi

Şerî perspektiften Sudan'da yaşananlar kör bir fitne, İslam ümmetine yönelik açık bir saldırı ve Müslüman ülkeleri parçalamaya yönelik doğrudan bir tehdittir. Sudan, İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olup akide, tarih ve kader bağlarıyla ona bağlıdır. Nitekim Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ لَا يَظْلِمُهُ وَلَا يُسْلِمُهُ Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez.” Ve Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ Sizden din konusunda yardım istediklerinde yardıma icabet etmeniz sizin üzerinize vaciptir.” [Enfal 72] Dolayısıyla halkları ve ordularıyla ümmetin şerî vacibi, sadece sözlerle değil, eylemlerle ve gerçek bir dayanışma ile Sudan'a yardım etmek harekete geçmektir.

- Müslüman ordularının seferber edilmesi: Ümmetin orduları, Sykes-Picot sınırlarını korumak için değil, aksine mazlumları desteklemek, isyanları önlemek ve Sudan'ın güvenliğiyle oynayan yabancı müdahalelerin ellerini kesmek için harekete geçmelidir.

- Birleştirici projeyi ikame etmek: Sudan veya diğer Müslüman ülkeler için, ümmetin birliğini ve onurunu yeniden tesis edecek birleştirici bir proje dışında bir kurtuluş yoktur; zira safları birleştirecek, ümmetin egemenliğini geri elde edecek ve dışarıya bağımlılığı kesecek olan Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet projesidir.

Dördüncüsü: Güç ve kuvvet ehline bir çağrı

Ümmetin evlatlarından olan güç ve kuvvet ehline ve ümmet içindeki alimlerden, davetçilerden ve düşünülerden oluşan aktif güçlere:

- Ümmetiniz için Allah'tan korkun; zalimlerin yardımcısı olmayın ve ümmetin parçalanmasının yalancı şahitleri olmayın.

- Sadakatiniz, yapay sınırlara ve tabi rejimlere değil, Allah'a, O'nun Rasulü'ne ve ümmetinize olsun.

- Ümmetin projesinin, yani Hilafet projesinin yanında yer alın; çünkü kan dökülmesine durdurmaya, saldırganlığı caydırmaya ve iradeyi özgürleştirmeye muktedir olan sadece odur.

Tarih kaydediyor, Allah soracak ve ümmet bekliyor. O halde icabet edecek olan var mı?

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Hatem El-Attar – Mısır

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.