- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Emlak Elçisi ve Endülüs Tuzağı: Kapılar Tom Barrack'ın Yüzüne Neden Kapatılmalıdır?
Haber:
Amerikan yönetimi, bölgedeki stratejik iş birliğini derinleştirmeye yönelik diplomatik hamleleri güçlendirmeyi amaçlayan bir adım kapsamında, Büyükelçi Tom Barrack’ın Amerika’nın Türkiye Büyükelçiliği resmi görevini sürdürmesinin yanı sıra hem Suriye hem de Irak Özel Başkanlık Temsilcisi olarak atandığını duyurdu.
Bu bağlamda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Büyükelçi Barrack'ın Suriye'ye yönelik Özel Temsilcilik resmi görevi sona erdikten sonra bile, Suriye ve Irak dosyalarına dair Amerikan dış politikasının yönetilmesinde oynayacağı merkezi role işaret ederek; onun “Suriye konusunda merkezi bir müzakereci ve Irak konusunda da ana güvenilir bir el” olmaya devam edeceğini vurguladı.
Bu atama, Başkan Trump yönetiminin Barrack’ın yürütülen diplomatik ivmeyi sürdürme arzusunu ortaya koymaktadır; Rubio, Barrack’ı “Suriye özel temsilcisi olarak paha biçilmez bir rol oynamış” biri olarak nitelendirmiş ve artık aynı anda Bağdat, Şam ve Ankara’yı kapsayan daha geniş bir koordinasyonu içeren yeni bir aşamanın liderliğini üstleneceğini belirtmiştir.
Yorum:
Tom Barrack, iğrenç gerçek şekliyle kapitalist sistemi temsil eden bir adam ve çelişkilerin boyutunu ortaya koyan açıklamaların efendisidir. Nitekim onun Suriye konusundaki geçmişini ve açıklamalarını inceleyen birisi, onun gerçekliğini teyit edecektir; zira Lübnan’daki gazetecilere karşı kullandığı iğrenç ifadeler ve kontrolsüz sözleri, temsil ettiği sistemin gerçek bir ifadesinden başka bir şey değildir.
Tom Barrack, kapitalist ideolojiyi en kaba ve çirkin haliyle temsil etmektedir; nasıl mı? İnsanları öldürmek için müdahale edip onların cellatlarını desteklediğinde, kurtuluşa doğru attıkları adımları başarısızlığa uğratmak için büyük çaba gösterdiğinde; bir halkın devrimini sona erdirmek için dünyanın tüm suçlularını topladığında ve tüm bunlardan sonra halkın taleplerini gerçekleştirmeye çalışan bir destekçi ve çalışan edasıyla gelip, ardından da talimatlar yağdırarak vasiler atamaya başladığında bu, tam anlamıyla bir suçtur. Yani Barrack ‘ın zihniyeti ve hocasının zihniyeti, Suriye dosyasına gayrimenkul ya da ticari bir bakış açısıyla muamele etmektedir.
Bu nedenle stratejik iş birliği ve güvenlik anlaşmaları tuzağına karşı uyanık olun; Mutemid ibn Abbad’ın başına gelenler bir ders ve ibret olsun; zira Endülüs elçisi İbn Şalbir’in durumu, tıpkı bugünkü Barrack’ın durumuna benzemektedir; çünkü VI. Alfonso tarafından özel elçi olarak gönderilmiş, tıpkı Barrack gibi tam bir kibirle gelmişti. Kendisine paralar teklif edildiğinde, bunları reddedip küçümsemiş ve tehditkâr bir üslupla şöyle demişti: “Bu dinarları ancak saf altından olursa alırım; gelecek yıl sizden para değil, şehirlerinizi alacağız!” Hatta sınırları güvence altına alma bahanesiyle bazı stratejik kalelerden vazgeçilmesi talebinde bulunmaya bile cüret etmişti.
Mutemid İbn Abbad, bu elçinin ve onun arkasındaki Kastilya Kralı'nın amacının stratejik bir iş birliği değil, bilakis ülkeyi ele geçirmek olduğunu anlamıştı ancak iş işten geçmişti; nitekim Mutemid elçinin şartlarını reddettiğinde, önceki tüm vaatler ve anlaşmalar siyasi bir imha savaşına dönüşmüş, nihayetinde bu, kendisi tahtından indirilmiş ve esir düşmüş olarak son bulmuştu. O halde Şam’ı, Tom Barrack’a güvenme ya da onun Trump ve Rubio’dan taşıdığı vaatlerin tuzağına düşürmekten sakının! Aksi taktirde bu, Mutemid ibn Abbad’ın hatasını harfi harfine tekrarlamaktan başka bir şey olmayacaktır.
Biz, onlar bizim zafer kazanmamızı istedikleri için zafer kazanmadık; biz onlara rağmen zafer kazandık ki devrimin tarihi buna şahittir; azık kıtlığına ve onların ajan rejimleri Esad’a verdikleri kesintisiz desteğe rağmen zafer kazandık; biz, Allahu Teala’nın lütfu sayesinde zafer kazandık. Bizim uluslararası bir uzlaşı ya da buna benzer sebeplerle zafer kazandığımız şeklindeki söylem ise bir yalan ve aldatmaca olduğu gibi ümmeti, kendisine yardım eden yaratıcısıyla olan bağından ve enerjisinden koparma girişimidir. Buna aykırı hareket ederek çalışan ya da onların bizden razı olmasından dolayı zafer kazandığımızı zanneden her odak, komplocudurlar.
Tom Barrack bir suçlu olduğu gibi onun arkasındaki Trump da bir suçludur! Ayrıca Amerika, Müslümanların kanıyla beslenen, bize ve devrimimize karşı komplo kuran ve firari Beşar'a destek veren kindar bir katildir; bu yüzden onlarla yapılacak her türlü iş birliği, kesinlikle sonunda kaybedilecek olan bir kumar ve bir bahistir; anlamak isteyenler biri için, yakın tarih şahittir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdu ed-Della - Suriye