Logo
Bu sayfayı yazdır
Amerika İle İttifak Kurmak Pakistan'a Büyük Zararlar Getirmekte Olup Bu Şer'an Da Haramdır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Amerika İle İttifak Kurmak Pakistan'a Büyük Zararlar Getirmekte Olup Bu Şer'an Da Haramdır

 

Haber:

29 Mayıs 2026’da ABD Dışişleri Bakanlığı şu açıklamayı yaptı: “Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bugün Washington DC’de Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ile bir araya geldi. Bakan Rubio, Belucistan Kurtuluş Ordusu’nun Ketta’da gerçekleştirdiği son terör saldırısının kurbanları için taziyelerini iletti. Ayrıca bakan, Pakistan’ın Orta Doğu’da Başkan Trump’ın barış vizyonunu gerçekleştirme yönünde sürdürdüğü yapıcı rolü ve İran ile yürütülen arabuluculuk çabalarındaki katkıları nedeniyle mevkidaşına teşekkür etti. Bakan ve Başbakan Yardımcısı, hem Amerikalıların hem de Pakistanlıların güvenliğini ve refahını artıracak anlamlı bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmanın önemi konusunda mutabık kaldı.” (ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmî internet sitesi)

Yorum:

“Güvenlik ve refahı artıracak anlamlı bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışma” ifadesi, aslında ABD ile Pakistan arasındaki ittifakın Pakistan'da büyük ve yaygın bir zarar kaynağı olduğunu teyit etmektedir. Bu ittifak, güvenlik ve refahı sağlamak yerine, ekonomik, askerî ve siyasi olmak üzere tüm şekilleriyle sömürgeci Amerika’nın önünü açmaktadır. Bu sömürgecilik, faiz illeti nedeniyle ödenmesi mümkün olmayan ulusal borçları da kapsamaktadır; nitekim faiz ödemeleri 2022 mali yılında 1,99 milyar Dolar iken, 2025 mali yılında %80,4'lük bir artışla 3,59 milyar Dolara yükselmiştir; bu sırada Pakistan'ın dış borcu ise yıldan yıla ve on yıldan on yıla artmaya devam etmektedir. Ayrıca bu, Rupinin değer kaybı nedeniyle enflasyon dalgasını tetikleyen Doların hegemonyasını da kapsamaktadır. Zira 29 Mayıs 2026’da Pakistan Rupisinin ABD Doları karşısındaki kur değeri 278,5’e ulaşmıştır; oysa 2000’li yıllarda Dolar yaklaşık 60 Rupi seviyesindeydi. Yine Amerika'nın bir aracı olan Uluslararası Para Fonu (IMF) yoluyla, faiz ödemelerinin güvence altına alınması için vergilerin sürekli olarak artırılmasını da kapsamaktadır. Fonun 14 Mayıs 2026 tarihli 26/101 numaralı raporunda, Pakistan’ın federal gelirleri 2026-2027 yılı için 17.145 milyar Rupi olarak belirlenmiştir; oysa 2001-2002 yılında gelirler 619 milyar Rupi seviyesindeydi. Böylece Amerikan ekonomik sömürgeciliğinin acı meyvesi, daha fazla borç, faiz, enflasyon ve vergi olmuştur; peki ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bahsettiği refah hani nerede?!

Amerikan askerî sömürgeciliğine gelince; Müslümanlara karşı savaşmak yerine ümmetin düşmanlarına karşı savaşması gereken silahlı kuvvetlerin Müslümanlarla savaşmasına neden olmuştur. Bu, ABD’nin “terörle mücadele” mefhumunu da kapsamaktadır; bu mefhum, Yahudi varlığına ve Hindu devletine karşı cihadı bir terör olarak görürken, Afganistan ve Belucistan’da Müslümanlar arasında devam eden savaşların önünü açmaktadır. Bu nedenle Pakistan yöneticileri, Keşmir’deki cihadı Keşmir’e ihanet olarak nitelendirmiş ve silahlı kuvvetlerin Gazze ile İran’a destek vermek üzere harekete geçirilmesini engellemiştir. İşte bu yüzden de Pakistan yöneticileri, askeri yönelimlerinden biri Filistin'deki direnişin silahsızlandırılması olmasına rağmen, Trump tarafından ortaya atılan “Barış Kurulu’na” katılmışlardır. Ayrıca bu, silahlı kuvvetlerin silah üretimindeki bağımsızlığını engellemek için temel makine sanayisinin, motor üretiminin ve ağır ekipman imalatının geliştirilmesini ihmal etmesiyle birlikte altyapı geliştirmede sadece yolların ve hizmetlerin inşasına odaklanma mefhumu da kapsamaktadır; böylece Amerikan askerî sömürgeciliğinin acı meyvesi, Pakistan silahlı kuvvetleri ABD dış politikasının hedeflerine hizmet edecek şekilde kullanılırken, İslam ümmetinin meselelerinin gözetilmeksizin terk edilmesi olmuştur; o halde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bahsettiği güvenlik hani nerede?!

Amerikan siyasi sömürgeciliğine gelince; ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “Başkan Trump’ın Orta Doğu’da barış vizyonu ve İran ile yürütülen arabuluculuk çabaları” olarak adlandırdığı girişimleri kapsamaktadır. Dolayısıyla bu, Pakistan ve Afganistan’ı da kapsayan daha geniş Ortadoğu planının bir parçasıdır; zira İslam ülkelerinin batısındaki Yahudi varlığı ile doğusundaki Hindu devletinin güçlendirilmesi için İslam beldeleri, saldırılar, iç çatışmalar, antlaşmalar ve ittifaklar yoluyla zayıflatılmaktadır. Ayrıca bu, Amerikan politikasının yörüngesi dışında bağımsız bir devlet olmasını ya da Pakistan gibi tabi bir devlete dönüşmesini engelleyen bir anlaşma çerçevesinde İran’ı sınırlandırmayı da kapsamaktadır. Böylece Amerikan siyasi sömürgeciliğinin acı meyvesi; tüm İslam ülkelerinin Yahudilere, Hindulara ve Haçlı Batılılara boyun eğdirilmesi olmuştur. Dolayısıyla Amerikalılar ve onların Pakistan’daki yöneticilerden oluşan aveneleri ne kadar iddia ederlerse etsinler, kâfirlerin hegemonyası altında asla güvenlik ve refah olmayacaktır!

Ey Pakistan Müslümanları: Sömürgeci Amerika sizin için büyük bir zarar kaynağıdır; bundan da önemlisi bu, sadece dinde büyük bir günah değil, aksine Allah Celle Celalhu ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in emrettiği şeyleri haram kılmakta ve her ikisinin nehyettiği şeyleri de emretmektedir:

- Allah Celle Celaluhu şöyle buyurmuştur: وَلَن يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً “Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermez.” [Nisa 141] Bu, haber siğasında gelen bir emirdir; dolayısıyla Müslümanların, kâfirler için kendi aleyhlerine bir yol vermeleri caiz değildir demektir.

- Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Müslümanların kâfir devletlerden yardım talep etmesini yasaklamıştır; zira şöyle buyurmuştur: لَا تَسْتَضِيئُوا بِنَارِ الْمُشْرِكِينَ “Müşriklerin ateşiyle aydınlanmayın.” [Ahmed] Ateş, savaştan kinayedir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem yine şöyle buyurmuştur: فَإِنَّا لاَ نَسْتَعِينُ بِمُشْرِكٍ “Biz, bir müşrikten yardım almayız.” [Sahih-i İbn Hibban]

- Allah Celle Celaluhu şöyle buyurmuştur: وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ “Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.” [Bakara 191] Bu, işgalin sona erdirilmesi ve onun Keşmir, Filistin ve diğer Müslüman ülkeler üzerindeki etkisinin ortadan kaldırılmasına dair bir emirdir.

- Allah Celle Celaluhu şöyle buyurmuştur: فَمَنِ اعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ “Kim size saldırırsa siz de onun size saldırısının misli ile ona saldırın.” [Bakara 194] Dolayısıyla bu, ister İran’a, ister Gazze’ye, ister Keşmir’e saldırmış olsunlar, saldırganlara karşı savaşmaları için tüm Müslümanlara yönelik bir emirdir…

Ey Pakistan Müslümanları: Sömürgeci Amerika ile olan ittifakın açık zararı ve günahı karşısında sesinizi yükseltin ve ülkelerinizdeki sömürgeciliğin tüm yabancı şekillerinden ve Pakistan yöneticileri de dahil onların avenelerinden kurtulmayı talep edin. Pakistan’ın Allah’ın Celle Celaluhu’nun emir ve yasaklarını ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in emirlerini uygulamak yoluyla bağımsız bir devlet olmasını talep edin. İyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamak için çaba ve fedakârlık gösterin ki Allah Celle Celaluhu bu azim dine, Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafeti kurarak yeryüzünde iktidar ikram etsin. İşte Hizb-ut Tahrir sizin aranızda ve sizinle birlikte bulunmaktadır; haydi o zaman ellerinizi onun gençlerinin ellerinin üzerine koyun ve dünya ve ahirette hayır için çalışın.

 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr – Pakistan

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.