- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Kınamak, Keşmir’i Kurtarmak İçin Cihadın Bir Alternatifi Değildir
Haber:
Dışişleri Bakanlığı, 25 Mart 2026 Çarşamba günü, önde gelen Keşmirli lider Asiya Andrabi'ye verilen müebbet hapis cezasını ve Delhi'deki bir mahkeme tarafından arkadaşları Fehmida Sofi ve Nahide Nasrin’e verilen 30 yıllık hapis cezalarını kınadı. Bakanlık, X platformunda yayımlanan bir açıklamada, kararın "adaletten ciddi bir sapmayı" temsil ettiğini ve "Hindistan işgali altındaki Cammu ve Keşmir’de temel hakların sürekli olarak bastırılmasını" yansıttığını belirtti. (El Fecr Gazetesi)
Yorum:
Keşmir’deki Müslüman özgür kadınlar, Pakistan’ın yöneticilerinin aksine dinlerine sadık kişilerdir; çünkü kendilerini koruyacak Müslüman bir yönetici bulamasa da özgürlük için mücadeleye devam etmektedirler. Pakistan’ın yöneticileri ise Keşmir’i defalarca teslim etmişlerdir. Zira cesur askerlerimizin Hindu devletinin ordusuna indirdiği her güçlü askeri darbe, yöneticiler ve askeri komutanların ihanetiyle karşılık bulmuştur. Ayrıca yöneticiler, Hindistan ile Keşmir konusunda ateşkes ilan ederek, mücahitlerin korkak Hindu devletinin askerlerine saldırmasını engellemektedirler.
Dışişleri Bakanlığı ise, Pakistan'daki derin devletin sözcüsünden başka bir şey değildir. Bu nedenle çağrılarını insan hakları ve adaletle sınırlamak, Pakistanlı yöneticilerin Hindistan devletine Keşmir üzerinde meşruiyet kazandırmasına yol açmaktadır; oysa Hindistan, Müslümanların topraklarının tek bir karışının üzerinde bile hak sahibi değildir. Birleşmiş Milletler’e yaptıkları çağrı yoluyla yöneticiler, Hindu devletinin müttefiklerini Müslümanların işleri üzerinde otorite sahibi kılmaktadır.
Bir yandan Pakistan yöneticileri, Afganistan’daki Müslümanlara karşı bir savaş başlattılar ve aralarında yaşlılar, kadınlar ve çocukların da olduğu yüzlerce Müslümanı öldürdüler; Müslümanlar arasındaki bu savaştan ise sadece Hindu devleti fayda sağlayacaktır. Diğer yandan ise askeri liderlik, yaklaşık sekiz yıldır Keşmir’deki Müslümanları öldüren, tecavüz eden ve işkence eden Hint ordusuna tek bir kurşun bile sıkmamıştır.
Afganistan ile imzalanan kırılgan ateşkes anlaşması ve alimlerin bu anlaşmanın Kurban Bayramı'na kadar uzatılması yönündeki çağrılarıyla birlikte Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin, işgal altındaki Keşmir'i kurtarmak için Müslüman orduları ve mücahitlerine sert bir savaşta öncülük etmesi için uygun bir zamandır. Zira cihad, müminleri birleştirir ve münafıkları ortaya çıkarır. Amerika'ya gelince; nükleer silahlara sahip Pakistan’dan bile daha zayıf bir güç olan İranlı Müslümanlar tarafından gücüne dair yanılsaması ortaya çıkmıştır.
Ey Pakistan Silahlı Kuvvetleri: Bizleri, içi boş sözlerden, korkak yöneticilerden, Amerika'ya bağımlılıktan ve Hindu devletine boyun eğmekten kurtarın. Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafeti kurmak için nusretinizi verin; zira sadece Hilafet, Amerika, Hindu devleti ve Yahudi varlığından oluşan şer eksenine karşı Gazze, Keşmir ve İran’da üç cepheli bir savaş başlatabilir. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللَّهُ بِأَيْدِيكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ “Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.” [Tevbe 14]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdulgafur Han – Pakistan