Logo
Bu sayfayı yazdır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Uluslararası Hukukun Hükümlerinin Yerine Neden İslam'ın Hükümlerini Koymuyoruz?!

Haber:

Sana'da günlük olarak yayınlanan es-Sevra gazetesi, 2 Mart Pazartesi günü şu başlıkla bir haber yayınladı: “İran, Hürmüz Boğazı'nda yasadışı geçiş yapan petrol tankerini hedef aldı.” Haberde şöyle geçti: “Dün İran televizyonu, şu başlık altında yanan bir petrol tankeri görüntülerini yayınladı: Hürmüz Boğazı'ndan yasadışı olarak geçmeye çalışırken saldırıya uğrayan petrol tankeri battı.” İran'ın Fars haber ajansı, İstişare Konseyi üyesi Muhsin Rızai'nin “Amerikan gemilerinin artık Körfez'e girmesine izin verilmeyecek” dediğini aktardı. Reuters ajansı, onlarca kargo gemisinin İran, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri kıyılarındaki sularda toplandığını ve Hürmüz Boğazı'ndan kaçındığını bildirdi.”

Yorum:

28 Şubat Cumartesi sabahından bu yana ABD'nin İran'a karşı sürdürdüğü savaş hakkındaki olaylarını görmezden gelmek zordur. Savaş alanı, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması da dahil olmak üzere yorum yapmaya değer olaylarla dolup taşıyor.
Hürmüz Boğazı, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden ve Müslüman toplumunun merkezinin koruyucusu olan Hilafetin küresel siyasi sahneden kaybolmasından bu yana, Avrupa ülkeleri ve müttefikleri tarafından konulan uluslararası hukuk kurallarına tabi olan dünyanın en önemli deniz geçitlerinden biridir; bu sayede söz konusu ülkeler, bu boğazdan geçen petrol ve gaz tankerlerini kontrol etme ve pazarlarımızı kendi ürünlerine açma imkanı elde etmişlerdir.

Uluslararası hukuk, kıyılarımızdan başlayarak sadece 12 deniz mili uzaklıkta olan bölgenin bizim yetki alanımızda olan karasuları olarak belirlendiğini ve bu sınırın ötesindeki deniz ve okyanuslardaki Batılı gemilerden elimizi çekmemiz ve onlara karşı herhangi bir itirazda bulunmamamız gerektiğini belirtmektedir.

Bugün, dünyanın geçiş yollarını gözetleyen ve kontrol eden geniş İslam beldelerine dayatılan sözleşmelerin, İslam ve Müslümanlarla en ufak bir bağlantısı yoktur; zira sözleşmeler, uluslararası hukukun içeriklerini taşımaktadır.

Muhsin Rızai'nin Amerikan gemilerinin Hürmüz Boğazı'na girmesini yasaklayan açıklaması, bu gemileri ve Batılı muadillerini kalıcı olarak yasaklamak ve uluslararası hukukun dayattığı hükümleri, İslam ve Müslümanlarla fiili savaş durumunda olan (muharip) kafirleri engelleyen ve kendisiyle olan uluslararası ilişkiler kapsamında Müslümanların Halifesinin belirlediği belirli ücretler karşılığında onun dışındaki hükmen muharip olan ülkelere izin veren İslam'ın hükümleriyle değiştirmek için uygun bir fırsattır.

Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, yeryüzündeki insanların hayatlarını yönlendirmek için İslam'ın hükümlerinin uygulanması konusunda Allah'a yakınlaşmaktadırlar. Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafet Devleti'nin, Allah'a itaat ederek ve insanlığın yararı için İslam ile hükmetmeye muktedir olduğuna kesin olarak eminiz. Nitekim Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِSonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı üzere (Raşidi) Hilafet olacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Şefik Hamis – Yemen

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.