Logo
Bu sayfayı yazdır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Amerika ve Batı'nın Dikteleri, Körfez Yöneticilerinin Rolünü Sadece Palyaçolar Seviyesine İndirgemiştir!

Haber:

Suudi Dışişleri Bakanlığı, “devletlerin egemenliğinin ve uluslararası hukuk ilkelerinin sürekli ihlal edilmesinin ciddi sonuçları olacağı” konusunda uyarıda bulundu.“İran'ın BAE, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün'e yönelik vahşi saldırısını” kınadı.Ayrıca Katar Dışişleri Bakanlığı, “İran'ın Kuveyt, BAE, Ürdün ve Bahreyn'in egemenliğini ihlal etmesini” kınadı ve “her türlü tırmanma eyleminin derhal durdurulması, müzakere masasına dönülmesi ve akıl ve sağduyunun hakim olması” çağrısında bulundu.“Katar topraklarını hedef almanın iyi komşuluk ilkeleriyle bağdaşmadığını ve bunun hiçbir gerekçe veya bahaneyle kabul edilemeyeceğini” vurguladı. (El-Neşra, 28/02/2026)

Yorum:

Peki ya Amerika ve Yahudi varlığı tarafından İslam ülkelerinin dört bir yanında işlenen ihlaller ne olacak?Körfez ülkeleri ve diğer yerlerdeki Amerikan askeri üslerine ne demeli?Müslümanlar, kendi ülkelerinde Amerikan ordusunun varlığı ve hain yöneticilerinin koruması altında oldukları bir dönemde nasıl olur da kendilerini güvende hissedebilirler ki?Amerikalılar nasıl olur da sorgusuz sualsiz dolaşabilir ve Yahudiler nasıl olur da ülkemizde uçaklarıyla istedikleri kişilere saldırabilirler?Peki ülkemizde güvenlik nasıl sağlanabilir ve nasıl olur da onların uçakları bizim petrolümüzle havalanabilir?

Müslümanların başındaki yöneticiler sürekli ihanet etmekten bıkmadılar mı? Ümmetimiz içindeki güç ve nüfuz ehline gelince; Gazze olayları, Pakistan ve Hindistan olayları, Afganistan'daki olaylar ve Şam'da arka arkaya yaşanan olaylar, Batı'ya ve onun medeniyetine teslim olmanın sonunu ve akıbetini görmeleri için yeterli değil midir?

Onlara yapılabilecek bir nasihat varsa o da; İslam ümmetini ileriye taşıyacak her şeyi yapmaları, olayları izlemek yerine icat etmeleri, yarım çözümlerle yetinme zihniyetiyle değil, aksine İslam akidesini devlet ve toplumda tek yasama kaynağı haline getirmeleri, toplumu yalnızca İslam akidesi temelinde niteliksel olarak dönüştürmeleri, İslam'ı küresel olarak yayarak insanlığın benimsediği ve akın akın girdikleri bir ideoloji haline getirmeleridir; bu da ancak " لا إله إلا الله محمد رسول الله " mefhumunu, ümmeti Allah'ın şeriatı altında birleştiren ve onu davet ve cihat yoluyla dışarıya taşıyan hadari bir içerik olarak taşıyacak ideolojik bir devlet yoluyla gerçekleşebilir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nizar Cemal

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.