Logo
Bu sayfayı yazdır
Yangını Alevlendiren İtfaiyeciler

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Yangını Alevlendiren İtfaiyeciler

Haber:

ABD Başkanı Trump, Davos Dünya Ekonomik Forumu'nda, katılmayı kabul eden 35 ülkeden 21'inin katılımıyla “Barış Kurulu'nu” başlattı ki, katılımcı ülkelerin çoğu Arap ülkeleriydi. Nitekim ABD, Fas ve Bahreyn temsilcileri, kurulun tüzüğünü ilk imzalayanlar oldu ve sadece üç üye ülkenin imzalaması şartına uygun olarak tüzük resmen yürürlüğe girdi. (Ajanslar)

Yorum:

Sözde “Barış Kurulu'nun”, barışı Amerikan mefhumuna indirgediğini, Amerikan örfündeki anlamları ortaya koyduğunu ve sözde kurulu, bu mefhumu yaygınlaştıran kalıcı bir kurum haline getirmeyi istediğini söylersek hiç de abartmış olmayız.

Bu mefhuma göre, bakanlığının adını Savunma Bakanlığı'ndan Savaş Bakanlığı'na değiştiren Trump'ın barıştan sorumlu kurulun başkanı olmasını engelleyecek hiçbir şey yoktur; sonra Trump her konuşmasında Amerikan gücüyle tehdit ederek, F-35 ve benzeri uçaklarıyla övünerek, başkanları karargahlarından kaçırarak ve ülkeyi sahiplerinden kaçırma niyetini açıklayarak, sağda solda düşmanlıklar ilan etmeye ve savaş uyarısında bulunmaya başlamıştır; ayrıca Gazze'deki soykırımın en büyük sorumlusu olan, Gazze'ye cehennemi yaşatmakla tehdit eden ve adını bilmediği füzelerle övünen aynı Trump’dır. Onun ortaklarına gelince, onlar da bizzat katillerdir.

İronik olan ise, “Barış Kurulu'nun” kurulmasının, İran'a yönelik saldırılar, bölgeye silah sevkiyatları, uçak gemilerinin seferber edilmesi ve askeri üslere askerlerin konuşlandırılmasıyla bölgenin savaş bulutlarıyla kaplandığı bir dönemde gerçekleşmiş olmasıdır.

Amerikan yönetimi için barış, Amerika'nın çıkarları ve bu çıkarların yönetilmesi anlamına gelmektedir; özellikle de bu yönetimdeki adamların kelimenin tam anlamıyla müteahhitler ve emlakçılardan oluşmuşken; zira Amerika'nın çıkarları, Trump'tan Wittkopf ve Kushner'e, gaspçı varlıktan gelen ve finans ve gayrimenkul yatırımlarının sahibi olan iş adamı Yakir Gabay'a kadar yönetimdeki bireylerin çıkarlarıyla iç içe geçmiştir.

Gazze Barış Kurulu, Gazze halkıyla ilgili değildir; zira Amerika'da barış genellikle, savaşların ardından kalan enkazı yeniden inşa adı altında yönetmek anlamına gelmektedir; bu yüzden savaşların ve katliamların ardından gelen aşamaya "barış" demek Amerika’da bir adet haline gelmiştir; dolayısıyla Barış Kurulu ya da barış konferansı olarak adlandırılmasına bakılmaksızın bu, dökülen kanların günahkar bir şekilde hasat edilmesinden başka bir şey değildir.

Amerika'nın barışı hakkındaki bu gerçekler artık iyi bilindiği gibi Müslüman ülkelerdeki ajan rejimlerin rolü de iyi bilinmektedir; dolayısıyla ajan rejimlerin sözde kurula katılımları, ister savaş ve soykırım durumunda olsun, isterse bunların sonuçlarının yönetilmesinde olsun, Amerikan politikalarının uygulanmasında kirli araçlardan öte bir şey olmadıklarını göstermektedir; bu yüzden onların Gazze'ye yönelik savaş sırasında oynadıkları aşağılık rol, Trump'ın kurulda oynadığı aşağılık rolden farksızdır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdurrahman El-Leddavi

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.