- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Müslümanların Başındaki Hain Yöneticiler, Trump'a Bağlı "Barış Kurulu" Bayrağı Altında Siyonist Varlıkla Yeni Bir İttifak Kuruyorlar
Haber:
Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanlıkları, 21/01/2026 Çarşamba günü, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarının ortak bir bildiriyle, ülkelerinin ABD Başkanı Trump tarafından oluşturulan "Barış Kurulu’na" katılma davetini kabul ettiklerini açıkladıklarını bildirdi.(Reuters)
Yorum:
İsra ve Miraç ve Mescid-i Aksa topraklarına karşı yeni bir ihanet sayfası açılmıştır. Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri yöneticileri, Trump'ın çağrısıyla kurulan "Barış Kurulu’na" katılma çağrılarına yanıt verirken Gazze kasabı Netanyahu ise, nasibinden hiçbir payı olmayan bu kurula katılmayı kabul etti. Böylece Müslümanların başındaki yöneticiler ile Amerika ve Yahudi varlığı arasında, Gazze'yi sömürgeci güçler için bir ekonomik merkez haline getirmeyi amaçlayan 25 milyar Dolarlık bir planı denetlemek ve Yahudi varlığına karşı her türlü direnişi ortadan kaldırmak amacıyla yeni bir askeri ittifak kurulmuş oldu.
Bu yöneticiler, Afganistan ve Irak da dahil olmak üzere İslam'a ve Müslümanlara karşı on yıllardır süren savaşına rağmen Amerika ile yeni bir ittifak kurdular. Amerika'nın, Müslümanlara karşı savaşında ve onların yurtlarından çıkarılmasında her türlü ölümcül silahla Siyonist varlığı desteklemesine rağmen Amerika ile ittifak kurdular. Müslümanların topraklarının her bir karışı işgal edilmesine rağmen, Siyonist varlıkla yeni bir ittifak kurdular. Bu yöneticiler, Allahu Teala şöyle buyurmasına rağmen ümmetin saldırgan düşmanlarıyla ittifak kurdular: إِنَّمَا يَنْهَاكُمُ اللهُ عَنِ الَّذِينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلَى إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ “Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.” [Mümtehine 9]
Müslümanların başındaki yöneticiler, şerî hükmün, nehirden denize kadar Filistin'in tamamını kurtarmak için orduların seferber edilmesini farz kılmasına rağmen, Yahudi varlığını her türlü silahlı direnişten korumak için bir ittifak kurdular. Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ “Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, savaştan (adam öldürmekten) daha kötüdür.” [Bakara 191]Pakistan 660.000, Türkiye 481.000, Mısır 438.500, Endonezya 404.500, Suudi Arabistan 247.000, Ürdün 114.500 ve Birleşik Arap Emirlikleri 65.000 askere sahipken, nasıl olur da bu yöneticiler Yahudi varlığıyla savaşmaktan aciz olduklarını iddia edebilirler?!Dolayısıyla bu yöneticiler toplam milyonlarca askere sahip oldukları halde onları Yahudi varlığını ortadan kaldırmak yerine, Amerikalı bir generalin komutası altında Gazze'ye, Yahudi varlığını korumak için gönderecekler.
Gazze’nin ortaya çıkaran olduğu söylenir; gerçekten de Gazze halkının ve tüm İslam ümmetinin hayrını ortaya çıkardığı gibi Müslümanların başındaki yöneticilerin de şerrini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca Gazze, Amerikan dünya düzeninin zulmünü ve ümmetin kalkanı olan Raşidi Hilafete olan acil ihtiyacı da ortaya çıkarmıştır.
Her Müslümanın, kalkanımızı yeniden tesis etmek için elinden gelenin en iyisini yapması gerekir ki böylece Allahu Teala bize iktidar ve egemenlik bahşetsin. Burada, Allahu Teala’nın sadece katından melekler göndererek iktidar ve egemenlik vereceğini, bizim ise dua ile yetinmemiz gerektiğini söyleyemeyiz. Hayır, aksine salih amel işleyip dua etmemiz gerekir; işte o zaman Allahu Teala bize yardım etmek için melekler gönderecektir. Allahu Teala onlara Medine-i Münevvere’de iktidar vermeden önce Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve Ashabının (Allah onlardan razı olsun) siretinde gördüğümüz şey işte budur. Nitekim Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ashabına (Allah onlardan razı olsun) İslam'a davette liderlik etmiş, büyük çabalar sarf etmiş ve büyük fedakarlıklar yapmıştır; böylece Allahu Teala da ona yardım etmiştir. Bu yüzden bizim, Allahu Teala’nın şu vaadine iman ederek tüm cehdimizi kullanıp fedakarlık yaparak salih ameller işlememiz gerekir: وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” [Nur 55]Bu nedenle Hizb-ut Tahrir, İslam ümmetini ve ordularını, Allah bize egemenlik ve iktidar bahşedinceye kadar salih amel işlemeye davet etmektedir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr – Pakistan