- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Amerika'nın İran'a Yönelik Tehditleri ve Rejimin ve Hamaney'in Kaderi
Haber:
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'e yönelik herhangi bir saldırının topyekûn bir savaşa yol açacağı uyarısında bulundu. Hamaney de Cumartesi günü yaptığı bir konuşmada şunları söyledi: “Ülkede yol açtığı insan kayıpları ve maddi hasarlar nedeniyle Amerikan başkanını suçlu olarak görüyoruz.” “Amerika’nın İran'daki fitnesinin, uygulamak istediği daha büyük bir operasyonun ön hazırlığı olarak desteklediğini" belirterek, yetkililerin "ülkeyi savaşa sürüklemeyeceklerini, ancak yerel veya uluslararası suçluların cezasız kalmasına da izin vermeyeceklerini" vurguladı. Ekonomik durumla ilgili olana gelince; Hamaney durumun kötü olduğunu kabul ederek, insanların gerçek zorluklarla karşı karşıya kaldığını ekledi. (Me’an Haber Ajansı)
Yorum:
Trump ve Amerika'nın İran, İranlılar ve tüm Müslümanlara karşı suçlu oldukları ve onların sadece Müslümanların değil, onların dışında herkesin düşmanı olduğu doğrudur. Zira bu, Trump'ın açık politikasında da görülmektedir; çünkü Trump, bu politika sayesinde Amerika'nın büyük olmasını ve sadece Amerika olmasını istediğini, Amerika dışındaki herkesin, hatta dünün müttefiklerinin bile artık onun, onun hırslarının ve kibrinin hedefi olduğunu ifade etmiş, hatta mesele yaşlı Avrupalılara bile her gün birçok kez kafasına dokunmasına kadar ulaşmıştır. Zira Venezuela'ya saldırmış, küstah bir şekilde başkanını kaçırmış, Küba ve Kolombiya başkanlarını tehdit etmiş, Grönland adası konusunda Danimarka ve Avrupa'yı tehdit etmiş ve bunun öncesinde de Panama'yı tehdit ederek kendi isteklerini yerine getirmeye zorlamıştır. Bunun dışında, Trump'ın tek bir slogan altında açıkça ve küstah bir şekilde üzerinde çalıştığı birçok dosya vardır; zira Amerika en güçlü ülke ve istediği veya yapabileceği her şeyi yapma hakkına sahiptir. Öyle ki uluslararası hukuku veya başka bir şeyi umursayıp umursamadığı sorusuna, kendi zihni ve ahlakının kendi hukuku olduğunu söyleyerek cevap vermiş ve geçmişte Firavun'un, şöyle dediği aynı sahneyi tekrarlamıştır: قَالَ فِرْعَوْنُ مَا أُرِيكُمْ إِلَّا مَا أَرَى وَمَا أَهْدِيكُمْ إِلَّا سَبِيلَ الرَّشَادِ “Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi.” [Mümin 29]
Ancak aynı zamanda Hamaney ve İran liderliğinin de İranlıların ve tüm Müslümanların düşmanı olduğu da doğrudur; zira onlar, Irak, Afganistan, Suriye, Lübnan ve Yemen'de Amerika'ya hizmet etmek için hiçbir çabadan kaçınmadılar ve İslam'ın ve Müslümanların çıkarlarını ise asla önemsemediler. Aksine İslam'ı, ona ve ümmetine duydukları tuzakları ve nefreti gizledikleri bir slogan olarak benimsediler ve Amerika'nın, onun bölgedeki savaşları, liderler ve yozlaşmışların çıkarları uğruna insanları aç ve susuz bıraktılar. Ayrıca İran, halkını zenginleştirebilecek ve onlara onurlu ve rahat bir yaşam sağlayabilecek gaz ve doğal kaynaklara sahip olmasına rağmen, bu kaynaklar Allah'ın istediği gibi insanların işlerini gözetmek için değil, yöneticilerin ceplerini doldurmak ve sömürgeci projeler için harcanmaktadır.
Şu İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Amerika ve Yahudilerin Gazze, Lübnan, Suriye, Yemen, hatta İran'a yönelik savaşını, topyekûn savaş ilan etmek için yeterli bir neden olarak görmemiştir; ama Hamaney'in şahsı onun için daha önemli ve daha büyüktür. Bu yüzden onun hedef alınması topyekûn savaş mesabesinden görülmektedir; ne kadar da kötü hüküm veriyorsunuz!
İran halkının Hamaney ve mevcut rejimden kurtulması bir hayır olduğu gibi insanların doğru bir alternatife yönlendirilmesi bakımından da büyük bir ferahlıktır: bu doğru alternatif ise, Allah'a, Rasulü'ne ve müminlere karşı samimi olan ve onları Allah'ın şeriatına ve Rasulü'nün sünnetine göre yöneten bir liderliktir.
Eğer Amerika, son kırk yıldır sağladığı tüm hizmetlere rağmen bir rejimi devirmeye karar verirse, ne Amerika ne de Müslümanlara acı çektiren, onları yoksullaştıran, aşağılayan ve aralarında Rablerinin şeriatını uygulamayan hiç kimse için üzüntü duyulacak bir durum söz konusu olmayacaktır. Nitekim Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: اللهُمَّ مَنْ ولِي من أمْرِ أُمَّتِي شيئاً فَشَقَّ عليهم فاشْقُقْ علَيهِ، ومَنْ ولِيَ من أمرِ أُمَّتِي شيئاً فَرَفَقَ بِهمْ فارْفُقْ بِه “Allahım! Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara zorluk çıkaran kimseye sen de zorluk çıkar. Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara yumuşak davrananlara sen de yumuşaklık göster.”
O halde onlar, kendilerinden sonra gelenler için bir ders ve ibret olsunlar; zira küfür ve ehline boyun eğen herkesin akıbeti işte budur; çünkü kafirler, rolleri sona erdiğinde veya ondan daha itaatkar birini bulduklarında onların her birinden kurtulmak için acele ederler ve kıyamet gününde ise: وَقَالَ الَّذِينَ اتَّبَعُواْ لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُواْ مِنَّا كَذَلِكَ يُرِيهِمُ اللّهُ أَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْ وَمَا هُم بِخَارِجِينَ مِنَ النَّارِ “(Kötülere) uyanlar şöyle derler: Ah, keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, işlerini, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar.” [Bakara 167]
Güçlü bir köşeye, yani azim olan Allah'ın köşesine sığınan, O'nun ümmetini dost edinen, O'nun dinini koruyan ve Rabbinin şeriatını ikame eden kişiye gelince; bu kişi, güvende ve güçlü bir kalenin içinde olacak ve etrafında, işgalcileri kovacak ve açgözlüleri ezecek ümmetini bulacaktır. Böylece Halifeler ve Müslüman liderler döneminde olduğu gibi izzetli ve güçlü olacaklar, dünyayı yönetecekler ve dünyaya egemen olacaklardır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Halil Abdurrahman