- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Trump'ın Planını Garanti Eden Yalancı Tanıklar Nerede?!
Haber:
İşgal ordusu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde ordunun geri çekilmesini belirten sarı çizgiyi geçen iki kişinin daha öldürüldüğünü ve ölü sayısının beşe yükseldiğini duyurdu.Ordu, bugün erken saatlerde "savaş uçaklarının, sarı çizgiyi aşarak Gazze'nin güneyindeki güçlere yaklaşan üç “terörist” unsurunu bombaladığını" kaydetti.Filistinli sağlık görevlileri Reuters'a yaptığı açıklamada, gün içinde “İsrail'e” ait bir insansız hava aracının doğudaki Han Yunus'ta bir grup insana füze fırlattığını, iki kişinin öldüğünü, üç kişinin de yaralandığını söyledi.Gazze Şehri'nin doğu yakasına atılan tank mermisi sonucu bir kişi daha hayatını kaybetti.Gazze Sağlık Bakanlığı, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana en az 342 Filistinlinin “İsrail’in” ateşiyle öldürüldüklerini söyledi. “İsrail”, aynı dönemde üç askerinin Filistinli savaşçılar tarafından öldürüldüğünü söylüyor.Geçtiğimiz hafta BM Güvenlik Konseyi, Trump'ın Gazze'de uluslararası bir "barış konseyi" tarafından ve uluslararası bir güvenlik gücü tarafından desteklenecek geçici bir Filistin teknokrat hükümeti kurulmasını öngören planına resmen destek verdi. (Ajanslar)
Yorum:
Hamas’ın, elindeki tüm Yahudi esirleri teslim etmesinin ve Mısır'ın gönderdiği modern makinelerle toprağı kazıp Mısır bayrağını dikerek ölenlerin cesetlerini teslim etmesinin ardından Gazze yakınlarında ABD’nin idare ettiği savaş merkezinin liderliğinde Yahudi varlığı, Gazze halkına yönelik bombalama ve öldürme eylemlerine yeniden başlamıştır. Böylece ilk bombardıman, Hamas ile Yahudi varlığı arasında imzalanan, Trump'ın 20 maddelik mutabakatı olarak bilinen, dünya liderleri ile İslam beldelerindeki mevcut rejimlerin başındaki Ruveybidalar birçoğunun, Trump'ın ev sahipliğinde ve ajanı Sisi'nin düzenlemesiyle 13 Ekim 2025 Pazartesi günü Şarm El-Şeyh'te bir araya geldiği ve 20'den fazla ülkenin liderlerinin katıldığı anlaşmaya yönelik olmuştur. Dolayısıyla ölü ve yaralıları sayma süreci yeniden başlamış ve Trump'ın anlaşması ise duman olup gitmiştir; bu da Haçlı Amerika ve Yahudilerin hiçbir ahit ve misak gözetmediğini ve onların hakikatinden gafil olanların dışında hiç kimsenin onlara inanmayacağını ve onların deliğinden girmeyeceğini bininci kez teyit etmiştir. Nitekim Allah bize, insanların en hayırlısına vahyi nazil etmesinden bu yana onlar hakkında şöyle haber vermiştir: أَوَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْداً نَبَذَهُ فَرِيقٌ مِنْهُمْ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ “Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.” [Bakara 100]
Mısır, Pakistan, Endonezya, Ürdün ve Türkiye’nin yöneticileri başta olmak üzere Şarm El-Şeyh'te Trump'ın anlaşmasına katılan yalancı tanıkların, Yahudilerin ateşkes anlaşmasına uymasını sağlamak için değil, sadece direnişin Yahudi esirleri teslim etmesi anlaşmasına yalancı tanıklık etmek için katıldıklarını uzak yakın herkes için teyit edilmiştir; bu ise Batı'nın yöneticileri ve onların başındaki suçlu lider Trump'ın, antlaşmayı bozma konusunda tek bir adamın kalbi üzerinde birleştiklerinin ve nefret, kin ve esirleri teslim aldıktan sonra Müslümanları öldürmeye tekrar başlama niyetlerini gizlediklerinin açık bir göstergesidir.
Pakistan ve Ürdün de dahil olmak üzere birçok ülkenin, Yahudilerin güvenliğini korumak için "uygulama gücü" olarak bilinen ve görevi direnişin silahsızlandırılmasını sağlamak, askeri altyapıyı yok etmek ve yeniden inşasını engellemek olan bir birliğe askerlerini göndermek için acele etmesinin ardından, yalancı tanıklardan, Yahudilerin, tanık oldukları anlaşmaya uymaları için herhangi bir kınama veya zorlamada bulunduklarını işitmedik. Anlaşmaların bu şekilde bozulmasının ardından Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safadi ortaya çıkıp, Ürdün'ün Gazze'ye asker göndermeyeceğini ve Yahudi devletinin anlaşmayı 500'den fazla kez ihlal ettiğini söylemiştir. O ve diğer yalancı tanıklar için şu söz ne kadar da doğrudur: “Uzun süre sessiz kaldı, sonra da küfür konuştu.”Asim Munir ve Şahbaz Şerif, Pakistan rejiminin bu güçlere katılma niyetini ve Gazze şehitlerinin kanına ihanetlerini kınayan bir kampanya düzenledikleri için Hizb-ut Tahrir gençlerine yönelik takip etme, tutuklama ve zorla kaybettirme kampanyası başlatmışlardır; oysa Pakistan ve İslam beldelerindeki diğer baskıcı rejimler, iki yılı aşkın süren kanlı savaşta Gazze halkını yüzüstü bırakmışlar ve bunun akabinde 70.000'den fazla şehit vermiştir.
Filistin davası, Müslümanların Yahudilerle savaşıp onları öldüreceklerine dair ahiret vaadi gerçekleşene kadar, ümmet ile Batı ülkeleri ve onlarla birlikte mutant Yahudi varlığı arasındaki çatışmada varlığını sürdürecektir. Her kim Filistin davasının tasfiye edileceğini sanıyorsa bu kişi, Yahudilerin öldürülmesinin kaçınılmaz olduğunu ve onların ölümünün, ümmetin dağınıklığını bir araya getirecek, ümmetin ordularını birleştirecek, mübarek topraklara doğru ilerleyecek ve onu ve Mescid-i Aksa'yı Yahudilerin pisliğinden arındıracak Hilafet tarafından olacağını teyit eden şerî nassın anlamını idrak etmemiş demektir. Ebu Hureyre’den, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: لا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يُقَاتِلَ الْمُسْلِمُونَ الْيَهُودَ، فَيَقْتُلُهُمُ الْمُسْلِمُونَ حَتَّى يَخْتَبِئَ الْيَهُودِيُّ مِنْ وَرَاءِ الْحَجَرِ وَالشَّجَرِ، فَيَقُولُ الْحَجَرُ أَوِ الشَّجَرُ: يَا مُسْلِمُ يَا عَبْدَ اللَّهِ هَذَا يَهُودِيٌّ خَلْفِي فَتَعَالَ فَاقْتُلْهُ، إِلَّا الْغَرْقَدَ فَإِنَّهُ مِنْ شَجَرِ الْيَهُودِ “Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu savaşta Müslümanlar Yahudileri öldürürler. Hatta bir Yahudi taşın, ağacın arkasına gizlenir. Bunun üzerine o taş, o ağaç, ey Müslüman! Ey Allah’ın kulu! İşte arkamda bir Yahudi. Gel, onu öldür, der. Yalnızca Garkad bir şey söylemez. Zira o, Yahudilerin ağaçlarındandır.” [Sahih-i Buhari ve Müslim]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Bilal Muhacir – Pakistan