حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Türkiye Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: TR-BA-2026-MB-TR-001 |
H. 15 Ramazan 1447 M. Çarşamba, 04 Mart 2026 |
Hilafet Sadece Bir Tercih Değil Şer’i ve Siyasi Bir Zorunluluktur
Müslümanlar bir taraftan mübarek Ramazan’ı Şerif’in hayır ve bereket dolu günlerini ibadet ve itaat ile doldururken diğer taraftan İslam ümmetinin kara günü olan 3 Mart’ı Hilafet’in yıkılışını hatırlıyorlar. 3 Mart Müslümanların koruyucu kalkanının kırıldığı, birliğinin dağıldığı, İslam’ın siyasal ve sosyal hayattan tamamen uzaklaştırıldığı, ümmetin izzetini kaybettiği, zilleti iliklerine kadar hissettiği gündür. 3 Mart, İslam ümmetinin farklı milletlere, İslam topraklarının ulus devletlere bölündüğü gündür.
Hilafet’in yıkılmasının üzerinden 102 yıl geçti. O’nun yokluğu ile geçen bu asırda, gasıp Yahudiler mübarek belde Filistin’i işgal ettiler. Fransızlar, Cezayir’de 20 yıl boyunca soykırım yapıp bir milyondan fazla Müslüman’ı katlettiler. Ruslar, Orta Asya’da Müslüman Özbekleri, Kırgızları, Türkmenleri, Tatarları, Kırımlıları sürgüne ve tehcire zorladılar. Kâfir Amerika ise Irak ve Afganistan’da tecavüzler, zulümler, katliamlar yaptı, milyonlarca çocuğu öksüz ve yetim bıraktı. Şimdi bugün işgalci “İsrail” ile İran’a saldırıyor. Komünist Çin, Doğu Türkistan’da on yıllardır Uygur halkını ağır işkencelerle öldürüyor. Budistler, Keşmir ve Arakan’ı yakıp yıktılar. Batılı sömürgeci devletler, İslam topraklarının tüm zenginliğini yağmaladılar. İslam beldelerindeki kukla ve işbirlikçi yönetimler ise kendileri lüks ve şatafat içinde yaşarken Müslümanları açlığa, yokluğa, sefalete ve zulme mahkûm ettiler. Bir asır boyunca yaşanan bütün bu hadiseler; topraklarımız üzerindeki işgal ve katliamlara dur diyecek, bölünme ve parçalanmayı bitirecek, ümmeti yeniden tek çatı altında toplayacak, Müslümanların canını, malını ve namusunu koruyacak yegâne gücün Raşidi Hilâfet Devleti olduğunu göstermiştir.
Bu sebeple Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak; 3 Mart tarihini unutturmamak ve Hilafet’i hatırlatmak için Türkiye’nin 50 farklı yerinde “Hilafet Tercih Değil Şer’i Bir Zorunluluktur” başlıklı panel ve programlar gerçekleştirdik. Doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine her bölgede Müslümanlar bu panellere iştirak ettiler. Programlarda Raşidi Hilafet’in yeniden kurulmasının sadece bir tercih olmadığı, tüm Müslümanlar için şer’i ve siyasi bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Hilafet’in şer’i hüküm olduğu, ikamesinin farz olduğu ve birçok farzın onun varlığına bağlı bulunduğu ifade edildi. Panel ve programlara katılan tüm Müslümanlardan Allah razı olsun, Rabbimiz bu çalışmaları Raşidi Hilafet Devleti’nin kurulmasına vesile kılsın.
Allah’ın indirdikleri ile hükmetmek ancak bir devlet ile olur. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem İslam Devleti ile hükümleri uyguladı, O’nun vefatından sonra gelen yöneticiler Hilafet ile İslam üzere hükmettiler. Maalesef bugün, Batı kültüründen beslenmiş ve kendi dinine yabancılaşmış bazı zihinler, Kur’an ya da İslam’da Hilafet’in olmadığını, İslam’ın bir devlet talebinin bulunmadığını söyleyebiliyorlar. Oysaki Kur’an ve Sünnette Hilafet’in farziyetine dair onlarca delil bulunmaktadır.
Allah Subhanehu ve Teâla şöyle buyurmaktadır: فَاحْكُم بَيْنَهُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ وَلاَ تَتَّبِعْ أَهْوَاءهُمْ عَمَّا جَاءكَ مِنَ الْحَقِّ “…Aralarında Allah’ın indirdikleri ile hükmet ve Sana gelen haktan (sapıp da) sakın onların hevâlarına tâbi olma!” (Maide 48)
Hilafet hem şer’i hem siyasi hem ekonomik hem de askeri bir zorunluluktur. Hilafet Müslümanlar için olmazsa olmaz, İslam ümmeti için varlık yokluk meselesidir. Hilafet Müslümanların öncelikli meselesidir. Onun yeniden kurulması muhakkak gerçekleşecektir. Çünkü Hilafet Allah Subhanehu ve Teâla’nın vaadi ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesidir.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: www.hizb-turkiye.com |
E-Mail: bilgi [@] hizb-turkiye.com |