Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Lübnan Vilâyeti
Medya Bürosu

No: LB-BA-2026-MB-TR-12 H. 30 Safer 1448
M. Perşembe, 13 Ağustos 2026

İslami Tutuklular Dosyası ve Zulmü Sonlandırma Konusunda İnat Etmek

Düzmece İslami tutuklular dosyasının üzerinden on yılı aşkın bir süre geçti. Gözaltılardan tutun, sorgulama ve yargılama şartlarına, avukatların seçici uygulamalardan, delillerin görmezden gelinmesine, siyasi baskıdan, siyasi tanıklıklara kadar hepsi düzmece ve kurguydu...

Genel af hakkında kamuoyunda yıllarca tartışmalar yürütüldü. Mezhepçi pazarlıklar, genel affı ardına ardına gelen yönetimlerin içine düştükleri çıkmazdan bir kurtuluş haline getirdi...

Kimin çıkıp kimin kalacağını belirlemek için kanun maddeleri, mahsuplaşma ve tutuklu sayıları hakkında aylarca tartışmalar yaşandı...

Bütün bunların ardından, mezhepçi pazarlıklar siyasetinden hâlâ kurtulamayanların, hak ve adalet pahasına dahi olsa son saatlere kadar sürdürdükleri inat, bahaneler ve engellemeler devam etti.

Bizim inandığımız adalet, Nübüvvet Minhacı üzere gelen İslam’ın adaletidir. Müslümanlar çocuklarına hâlâ, Arap Yarımadası, Şam beldeleri, Irak, İran, Orta Asya, Mısır ve Kuzey Afrika’nın yöneticisi olan Raşit Halife Ömer bin Hattab’ın kıssasını öğretmektedirler. Hilafetin tebaasından olan gayrimüslim biri ile o sırada Mısır valisi olan sahabi Amr bin el-Âs’ın oğlu arasındaki bir kavgadan dolayı kendisine bir şikâyet ulaştığında, yönetiminin ve heybetinin büyüklüğüne rağmen Amr bin As ve oğlunu başkente çağırmaktan bir an olsun bile tereddüt etmemiştir. Bizzat yargı meclisine oturan Ömer, iki tarafı da dinledikten ve İslam'ın emrettiği gibi herkes kendi aleyhine şahitlik ettikten sonra mazlumun zalimden kısas almasına hükmetmiştir. Saldırganın bir sahabenin oğlu olması, babasının Mısır ve Kuzey Afrika Valisi ve İslam fetihlerinin kahramanlarından biri olması ya da mağdurun İslam'dan başka bir dine mensup olması, onu hakkı yerine getirmekten zerre kadar alıkoymamıştır. İşte Müslümanların çocuklarına öğrettikleri adalet budur.

Bu nedenle Lübnan’daki aklıselim sahibi insanları, dar mezhepçi ufka sahip kimselere karşı tavır almaya ve Batı’nın öncülük ettiği, “azınlıklar ittifakı” olarak bilinen oluşumun İslam ümmetinin çoğunluğuna karşı zafer kazanacağına bel bağlayanlara engel olmaya çağırıyoruz. Çünkü ümmet, tam anlamıyla özgürlüğüne kavuşmaya ve hâkimiyetini yeniden ele almaya doğru ilerlemektedir. Çünkü geçtiğimiz on yıllar İslam ümmetinin ilerleme yolunda yürüdüğünü, Batı'nın projesinin ise aniden alevlenip kabarmaktan, ardından geri çekilip ricat etmekten öteye gidemediğini kanıtlamıştır. Ümmet, Batı’daki efendilerine rağmen tağutları devirmiş ve sömürgecilerin burnunu yere sürtmüştür.

Bütün bunlara rağmen, mağduriyetlerin sona ermesinden ve mazlumların özgürlüğe kavuşmasından dolayı sevinçli olduğumuzu ifade ediyoruz; Böyle bir anın gelmesi uzun zamandır bekleniyordu. Mazlumların özgürlüğüne kavuşması için uzun yıllar boyunca samimiyetle mücadele edenlerin çabalarını kutluyor; sabırlı ve değerli aileleri de evlatlarının geri dönmesi münasebetiyle tebrik ediyoruz. Evlatları henüz serbest bırakılmamış ailelere ise sabır diliyor ve onlarla birlikte “Allah bize yeter ve O ne güzel vekildir.” diyoruz.

Son olarak şunu ifade etmek isteriz ki sıkıntılar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın, komplolar ne kadar çoğalırsa çoğalsın ve zulmün gecesi ne kadar uzarsa uzasın, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın vaadi asla değişmez ve asla geri kalmaz.

وَعَدَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْناً “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55]

Biz, hakkın mutlaka bir kez daha galip geleceğine, zulmün eninde sonunda son bulacağına ve günlerin insanlar arasında döndürülüp durduğuna kesin olarak inanıyoruz. Allah’ın vaadi mutlaka gelecektir. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem 'in Nübüvvet metodu üzere Hilafet müjdesi, kalpleri dirilten bir umut ve Sadık ve Masduk (doğru ve doğrulanmış) olan Efendimizin haber verdiği bir vaat olarak kalacaktır; Hilafetin kuruluşu Allah'ın izniyle yakındır.

Zira hiç kimse zulümlerin parmaklıklar ardına gömüleceğini veya mazlumun sesinin sonsuza dek susturulacağını sanmasın. Çünkü izzet ve celal sahibi olan Allah mühlet verir ama asla ihmal etmez. Tarih zalimlere asla merhamet etmez ve arkasında kararlılıkla hakkı arayan Allah'ın adamları olduğu sürece hak asla ölmez.

وَاللَّهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ “Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” [Yusuf 21]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Lübnan Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Road 200, Tarabulus/Tripoli – Lebanon
Telefon: 03–155103 / 03–446709
www.tahrir.info
Fax: 06–629524
E-Mail: ht@tahrir.info

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.