حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mübarek Toprak (Filistin)
Medya Bürosu
| No: FL-BA-2025-MB-TR-29 |
H. 6 Cumâde’s Sânî 1447 M. Perşembe, 27 Kasım 2025 |
Yahudi Varlığı’nın Batı Şeria’nın Kuzeyine Yönelik Saldırısı, Yerleşimi Güçlendirme ve Bölge Üzerindeki Kontrolünü Sıkılaştırma Planının Bir Parçasıdır; Peki, Mübarek Toprağı Kurtaracak Rabbani Bir Komutan Yok mu?!
Yahudiler Batı Şeria’da her geçen gün daha da vahşileşiyorlar, kuzeyinde (askeri bir operasyon) ilan ederek, evleri yıkıyorlar, bazılarını da askeri kışlaya çeviriyorlar, arazileri gasp ediyorlar, Filistin halkından bazılarını esir alırlarken bazılarını da katlediyorlar, su hatlarını tahrip edip ağaçları söküyorlar. Askeri operasyonları Batı Şeria’nın geri kalanına, merkezine ve güneyine kadar uzanıyor. Bu askeri operasyonlar, yerleşimcilerin yaptıklarıyla eş zamanlı gerçekleşiyor. Batı Şeria’da mülk edinmelerine izin veren bir yasa da çıkarıldı. Bundan önce kuzeydeki Geri Çekilme Yasası iptal edildi.
Bu suçlar şüpheye yer bırakmayacak şekilde göstermektedir ki; Yahudilerin tüm eylemleri ve saldırıları, Batı Şeria halkını sıkıştırmayı ve göçe zorlamayı amaçlamaktadır. Hayatlarını, Gazze’den daha hafif bir baskı ile de olsa, ateşi harlanan bir cehenneme çevirmişmiş durumdalar.
Yaralı Filistin’in diğer tarafında ise Gazze halkı katlediliyor. Aç bırakılıyorlar, ilaçtan men ediliyorlar, ne kışın ayazından ne de yazın sıcağından koruyamayan çadırlarda yaşamaya mecbur ediliyorlar. Çadırlar hem tepelerinden hem de ayaklarının altından sulara gömülüyor. Bombardıman, yıkım, ölüm ve işkence onların ayrılmaz bir gölgesi haline gelmiş durumda. Sanki iman edenlere karşı insanların en şiddetli düşmanı olanların kalplerinde tutuşan kin ateşiyle kaynayan bir kazana atılmış gibiler.
Gazze halkı tamamen Yahudilere teslim edilmiş durumda. Yahudilere (hareket hakkı) verilen sarı hattın ötesindeki tünellerde kalan mücahitlere gelince, kimisi kurşunla katledilmekte, kimisinin tüneline beton dökülmekte, kimisi de açlıktan ölmeye terk edilmektedir. Sanki her yerden ölüme sürükleniyorlar, ne bir teselli edenleri var ne de bir ağlayanları.
Küfrün başı Amerika ve Batı ise baş suçludur. Zira Yahudi varlığının Batı Şeria veya Gazze’deki hiçbir suçu, Kiryat Gat’taki Amerikan merkezine danışılmadan işlenmemektedir. Hatta Gazze’de Amerikalılar ve İngilizler, bu cani varlık için keşif operasyonları yürütmektedirler. Amerikalıların yönettiği, Yahudilerin uyguladığı ve İngiltere’nin yardım ettiği ortak bir operasyonla adeta Gazze katledilmektedir. El-Cezire Net, Amerikalıların ve İngilizlerin operasyonel katılımına dair göstergelerden bahseden bir rapor yayınlamıştır.
Ey Müslümanlar! Filistin, Müslüman ülkelerdeki rejimlerin onayıyla hiçbir bedel ödenmeden Yahudilere altın tepside sunulmaktadır. Bu rejimler Trump’ın planını desteklemiş, ardından Gazze’ye Amerikan vesayeti getiren BM Güvenlik Konseyi kararını onaylayarak Trump planının öncü gücü olmuşlardır. Yahudi varlığının kendi başına başaramadığı esir takasında bile bu rejimler onun aracısı olmuşlardır. Mücahitlerin bağlanıp öldürülmelerine alet olmuşlar, onların silahsızlandırılması ve teslim olmaya zorlanmaları için yasalar çıkarmışlar, yiyecek, su, ilaç ve hatta çadırların bile Netanyahu’nun kontrolüne verilmesini hukukileştirmişlerdir. Bununla da yetinmeyip Müslümanların Mescid-i Aksa’ya yardım etmesinin önüne set çekmişler, orduları, kardeşlerinin ve evlatlarının yardımına koşmaktan alıkoymuşlardır. Dahası Yahudi varlığıyla birlikte onların yok edilmesini tarihe yazmaktan geri durmamışlardır.
Bu rejimlerle aynı cinsten olan Filistin Yönetimi ise daha da pis bir rol oynamıştır. Keşke sadece Batı Şeria’daki saldırıyı kınamakla yetinseydi, keşke Yahudi varlığının ihlallerini saymakla sınırlı kalsaydı. Aksine; nakit tavanı (sınırı), e-ticaret ve kamu borcu yasası gibi insanların geçimini daraltan yasalarla sahada icraatlara başlamış, memur maaşlarını ödemeyerek Batı Şeria halkının hayatını bir lokma ekmek peşinde koşulan zorlu bir hayata çevirmiştir. Güvenlik Konseyi kararını memnuniyetle karşılamış, Gazze’de mücahitlerin silahsızlandırılması çağrısında bulunarak açıkça işgalin safında yer almıştır.
Batı Şeria’da boğucu bir durum hâkim. Gazze’de ise daha beter bir durum söz konusu. Filistin’in yeni bir dönemece girdiği, Amerika’nın topraklar üzerinde vesayet kurduğu, suç ve katliam işlediği, rejimlerle birlikte Filistin Yönetimi’nin her suça zemin hazırladığı ve bir kılıf uydurduğu artık gün gibi ortada. Uluslararası sistemin ve Birleşmiş Milletlerin Filistin halkını daha fazla uçuruma itmekten başka sunacağı hiçbir şey kalmamıştır. Ümmet ve ordularının iki yıl önce hemen harekete geçmesi vacipti. Bugünse dünyanın ve rejimlerin Yahudilerle birlikte tek ve açık bir saf halinde hareket etmelerinden sonra, ümmetin harekete geçmesi artık çok daha vacip ve acil hale gelmiştir.
İslam ümmeti bugün, işbirlikçi rejimlerin ümmetin tüm imkanlarını düşmanının hizmetine sunduğunu tam olarak kavramış durumdadır. Rejimler bugün tüm bölgeyi; Şam’ı, Irak’ı, Mısır’ı ve Yarımada’yı Yahudilerin ve arkalarındaki Amerika’nın eline teslim etmeye her zamankinden daha yakındırlar. Suskunluğun geriye bıraktığı tek şey zillet, aşağılanma ve topyekûn bir kayıptır. Tüm bunlar, hainlik vasfını aşıp ümmete düşmanlık vasfına bürünen rejimleri devirmek için ümmeti derinden sarsmaktadır.
İslam ümmetinin ve ordularının, taşıdıkları İslam akidesine yaraşır bir şekilde harekete geçmesinin zamanı gelmiştir. Yerde ve gökte hiçbir şeyin kendisini aciz bırakamayacağı Allah’ın yardımına sığınmanın vakti gelmiştir. Düşmanlarına; Hilafet Devletinde Allah’ın Kitabı ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Sünneti ile yönetildiği zamanlardaki tarihlerini; Hıttin’i, Ayn Calut’u, Malazgirt’i, Kadisiye’yi ve Yermük’ü hatırlatmanın zamanı gelmiştir.
قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللهُ بِأَيْدِيكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُّؤْمِنِينَ * وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْ وَيَتُوبُ اللهُ عَلَى مَن يَشَاءُ وَاللهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ“Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mümin topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” [Tevbe 14 -15]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Mübarek Toprak (Filistin) Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: 0598819100 www.pal-tahrir.info |
E-Mail: info@pal-tahrir.info |